Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın havaizleme.gov.tr adresinde yayımlanan verilerine göre, 2-9 Mart tarihleri arasında Ankara Bahçelievler’de partikül madde (PM10) günlük ortalama değeri 66,75 µg/m3 (metreküpte 66,75 mikrogram) ölçülmüştü. Oysa, Dünya Sağlık Örgütü’nün kabul ettiği sınır değer 50 µg/m3. 30 Mart-6 Nisan tarihleri arasındaysa Bahçelievler’deki bu değer 42,99 µg/m3’e yani sınır değerin altına geriledi.

Benzer iyileşme İstanbul Sultangazi’de de görüldü. Sultangazi’de salgının Türkiye’ye ulaştığının ve tedbirlerin alınmaya başlandığı 2-9 Mart tarihleri arasında günlük ortalama PM10 değeri 101,58 µg/m3’a ulaştı. Değer, 30 Mart-6 Nisan tarihleri arasında ciddi bir azalma göstererek 43,28 µg/m3 seviyesine indi.

Zonguldak’ta büyükşehirlerle birlikte sıkı önlemler alındı ancak hava kirliliği hâlâ alarm veriyor. Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesinde ise 2-9 Mart tarihleri arasında 151,27 µg/m3 günlük ortalama değere ulaşan PM10 verileri, 30 Mart haftasında sınır değerin üzerinde kalsa da 55 µg/m3’e kadar düştü.

Hava Kirliliği Hâlâ Alarm Veriyor 1

“Sağlıklı Bir Gezegende Yaşamak Mümkün"

Ekosfer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Gürbüz, hayatın büyük ölçüde durmasına rağmen sınır değerlerin hâlâ aşılıyor olmasına dikkat çekti: “100 binden fazla insanın hayatını kaybettiği bu kriz, bize doğanın kendini toparlama hızını ve aslında ne kadar kirli ve sorunlu kentlerde yaşadığımızı bir kez daha gösterdi.” Alıştırıldığımız hayatın durma noktasına geldiğinde bile temiz hava ve doğadan bahsedemediğimizi vurgulayan Gürbüz uyardı: “Hızımızı yavaşlatmak, tüketimi azaltmak ve ekonomiyi karbonsuzlaştırarak, daha sağlıklı bir gezegende yaşamak mümkün. Sonuçta hayatta en önemli şeyin sağlığımız, temel gıdalar ve sevdiklerimiz olduğunu bu salgın hepimize gösterdi. Buradan ders çıkarmazsak, sadece ulaşım ve enerjideki araçları değil, yaşam tarzımızı da hızla değiştirmezsek, giderek büyüyen iklim krizi nedeniyle benzer acılar yaşayabiliriz.”