Kıyı ve deniz alanlarındaki artan insan baskısı, Akdeniz foklarının koloniler halinden yaşamaktan dağınık olarak yaşamaya yönelmesine ve açık sahiller yerine kıyı mağaralarını tercih etmesine neden oluyor. Üstelik Gökova Körfezi gibi deprem bölgesi olan yerler, kıyı mağaralarının depremlerle zarar görmesine neden olarak türün sınırlı yaşam alanının azalmasını beraberinde getiriyor.

Akdeniz Koruma Derneği ve Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Akdeniz foklarının üreme dönemlerinde kullanabileceği yapay platform yaptı. Gökova Körfezi’ndeki doğal kıyı mağarasında yapılan çalışmada, mağaranın zemini yükseltilerek kuru alan oluşturuldu. Fotokapanlarla yapılan incelemede de mağarayı genç bir dişi Akdeniz fokunun kullandığı tespit edildi.

Akdeniz Koruma Derneği Başkanı Zafer Kızılkaya bu tür çalışmaların Akdeniz foku için hayati önem taşıdığını vurguluyor: “Türün az sayıdaki üreme alanının depremden etkilenerek zarar görmesi, bu konuda çözüm arayışlarına yönelmemize neden oldu. Tehdit Altındaki Coğrafyalar Programı kapsamında gerçekleştirdiğimiz yapay platform uygulamasının, planlama süreci uzun ve uygulaması son derece hassastı. Ayrıca, diğer Akdeniz ülkelerinden doğa korumacılar için bu uygulamanın umut olduğunu söyleyebilirim.”

Akdeniz foku (Monachus monachus), üreme dönemlerinde genellikle kuru ve az ışık alan, insan baskısından uzak kıyı mağaralarına ihtiyaç duymakta. Kıyı mağaralarının turizm amacıyla ziyaret edilmesi ve bireysel dalışlar, türün mağarayı terk etmesine neden olabiliyor. Bu nedenle 13 Ağustos 2016 tarihli Resmi Gazete ilanıyla Türkiye’de Akdeniz foku mağaralarına giriş yasaklandı, araştırma gibi çalışmalar için özel izne tabi tutuldu.

Türkiye kıyılarında 100 civarında, tüm dünyadaysa yaklaşık 600-700 Akdeniz fokunun yaşadığı biliniyor. Habitat tahribatı, yaşam alanı olan kıyı mağaralarına müdahale, balıkçılıkta kullanılan av araçlarına kazara yakalanma, kasıtlı öldürme, yasa dışı ve aşırı avlanma ile denizel biyoçeşitliliğin azalması tür için tehdit oluşturuyor.