Tarihi 12 bin yıl öncesine uzanan tarihi Hasankeyf, Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin suları altında yok oluyor. Binlerce yıldır orada yaşayan tarihi eserlerin bir kısmı yerlerinden koparılarak taşındı; Hasankeyfliler bölgeden çıkarıldı; Temmuz ayından beri tutulan su oranı yüzde 25’e yükseldi. Antik kent ile ulaşımı sağlayan tek köprünün de 20 Şubat itibarıyla sulara gömüleceği tahmin ediliyor. Köprünün su altında kalması durumunda Hasankeyf ile kara yolu bağlantısı kesilecek. Hasankeyf Koordinasyonu, Hasankeyf ve Dicle Vadisi için basın açıklaması düzenledi; çalışmaların durdurulması çağrısında bulundu.

TMMOB Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nde düzenlenen basın açıklamasına Hasankeyf Koordinasyon üyesi Ali Ergül, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP İstanbul Milletvekilleri Züleyha Gülüm, HDP Parti Meclisi üyesi Prof. Dr. Beyza Üstün ve İstanbul Tabip Odası’ndan Dr. Nazmi Algan katıldı.

“Antik Hasankeyf yaşamalı" 1

Açıklamada, 400 kilometrelik alanda ekolojik yıkımın boyutunun hâlâ bilinemediği vurgulandı: “Kapakların kapatılmasıyla birlikte milyonlarca canlı, yaşam kaynağı olan Dicle’nin sularında boğduruldu. Tepkiler sonucunda, soyu tükenme riski altında olan canlılarla ilgili yeni yuvalanma alanları yapılacağı belirtilse de alan boyunca kuşlar için yapılmış iki üç kule dışında bir çalışma görülmüyor.”

Yerlerinden göç ettirilen Hasankeyflilerin durumuna da dikkat çekildi: “Şu ana kadar 22 köy tamamıyla sular altında kaldı. 30 köyde de evlerin bir bölümü, tarım arazilerinin büyük bir bölümü sular altında. Baraj göletinden hâlâ etkilenmemiş ya da kısmi olarak etkilenmiş olan 147 köy var. Bu köylerdeki insanlar yapay göletin sularının onlara ne zaman ulaşacağını bilmedikleri için büyük bir belirsizlik yaşıyor. Zorunlu kamulaştırma sonucunda göçe zorlanan 80 bin insanın çok büyük bir bölümü hâlâ göç etmediği için ortaya çıkacak sosyal ve ekonomik tahribat daha gerçekleşmiş değil. Yeni evler yapılacağı söylenen birçok köyde inşaat çalışmaları başlamadan gölet suları köylere yetişmiş durumda.”

Açıklamada, tamamen su altında kalacak 80 köy ve kısmen sular altında kalacak 124 köy için Devlet Su İşleri’nin sadece dört yeni yerleşim yaptığı; bunun sonucunda da binlerce kişinin başka illere göç ettiği vurgulandı. Musluktan akan kirli suyun salgın hastalıklara neden olacağı konusunda uyarı yapıldı.

Yetkililere çağrıda bulunan Hasankeyf Koordinasyonu, projeden dönme imkânı olduğunu belirterek “Bu yıkım projesi bir an önce durdurulmalı, baraj kapakları kontrollü olarak açılmalı ve gölet ortadan kaldırılmalıdır. Dicle Nehri özgür akmalı, Antik Hasankeyf kenti yaşamaya devam etmelidir” dedi.