Yapay zekâ (AI) ile metinden ya da eskizlerden görsel üreten araçların yetenekleri gün geçtikçe kusursuzlaşıyor. Artık hangi fotoğraf kamera ile çekilmiş hangisi yapay zekâ üretilmiş ayırt etmek çok güç. Sony Dünya Fotoğraf Ödülleri (SWPA) yarışmasında yaratıcı kategorisinde en iyi fotoğraf ödülünü kazanan Alman fotoğrafçı Boris Eldagsen’in eserini yapay zekâ ile ürettiği için ödülü ret ettiğini açıklaması bu konudaki tartışmaları iyice hareketlendirdi. Ödül komitesi de sanatçının söylediğinin aksine bu durumdan haberleri olduğunu, deneysel yaklaşımları memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı. Eldagsen ise Sony'nin tanıtım materyallerinde görüntünün AI tarafından üretildiğini açıkça kabul etmediği için ödülü herkesin önünde ret ederek bu konuyu tartışmaya açtığını söylüyor. Yapay zekâ, haberlerin ve diğer medyanın oluşturulmasına daha fazla entegre oldukça bu tartışma giderek daha fazla gündemde kalacağa benziyor. Görsel enflasyonun artığı, yapay zekânın giderek daha fazla yer kapladığı bu sanal dünya için fotoğraf sanatçıları ne düşünüyor? Bu konuyla ilgili başlattığımız röportaj serimizin ilk konuğu Magma okurlarının çok yakından tanıdığı Murat Germen.

Sanatçı ve akademisyen Murat Germen’e yapay zekâ ile üretilen görüntüleri nasıl tanımladığını, ne düşündüğünü sorduk. Germen’in sorularımıza verdiği yanıtlar bu konuda Batı dünyasında yaşanan tartışmalardan farklı bir bakış açısını ortaya koyması bakımından önemli.

Öncelikle şunu sormak istiyorum; DALL·E gibi metin komutlarıyla görsel oluşturan yapay zekâ tabanlı programlarını denediniz mi? Eğer denediyseniz ilk verdiğiniz yönerge neydi?

DALL·E ortamında yapay imge üretimi denedim. Küresel ısınma, iklim krizi, ekonomik kriz, aşırı kentleşmenin doğaya etkileri, tüm dünyanın iyice sağcı ve ırkçı bir döneme girmesi, vb. gibi çalışmalarımda zaten odaklandığım bazı konulara dair yönergeler verdim. Sonuçlardan çok etkilendiğimi söyleyemeyeceğim, bu yüzden ardından yeni denemeler gerçekleştirmek konusunda çok heyecan duymadım. İlerde açacağım sergilerde başka türlü şahsen elde edemeyeceğim imgeler yaratma konusunda tekrar danışabileceğim bir kaynak olma ihtimali yüksek.

Yapay zekâ AI ile oluşturulan görüntüleri “fotoğraf” olarak tanımlıyor musunuz? Alman fotoğrafçı Boris Eldagsen’in gündeme getirdiği gibi yapay zekâ ile oluşturulacak görüntüler için “Promptography” gibi başka bir kavram mı kullanılmalı?

Kaynağı fotografik imge olan her şeyi fotoğraf olarak görme eğilimim var. Üçboyutlu modelleme ortamında yaratılan foto-gerçekçi imgeleri bile fotoğraf olarak görmeye hazırım, çünkü üretim biçimleri stüdyoda üretilmiş fotoğrafın üretim biçimleri ile ciddi benzerlik gösteriyor. Zaten ilerde öyle bir kaliteye erişecek ki, fotoğraf ile “render” arasındaki farkı anlayamayacağız.

Yapay zekânın görsel üretmede hızlı ve herkes için erişilebilir olması fotoğrafçı olarak size ne hissettiriyor? Uzun yıllarınızı verip büyük bir emekle inşa ettiğiniz mesleki birikiminizin ele geçirildiği gibi umutsuzluk içeren bir ruh haline kapılıyor musunuz?

Midjourney’e Copyright kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle çok büyük bedelli bir telif davası açıldı yakın zamanda. Hepimizin fotoğrafları bu ihlale maruz kalabilir ve bu çok rahatsız edici. Diğer yandan, şahsen profesyonel fotoğrafçı / sanatçı olarak herhangi bir kaygı duymuyorum, çünkü burada önemli olan bireysel zekâ. Yapay zekânın zihinsel donanımı ve beslendiği veri tabanına kaynak oluşturan, programlayan, çeşitli algoritmalarla makine öğrenmesi sürecini destekleyen Batı merkezli bir “akıl” var. Bu akıl Doğulu insanların, kültürlerin, şehirlerin verilerini ve bunların oluşma süreçlerinin mantığını yeteri kadar özümseyememiş; dolayısıyla Doğulu gibi düşünemiyor ve hatırlayamıyor. Bu olguyu geçen sene fotoğraf dersimde öğrencilere yapay zekâ fotoğraf üretimini serbest bıraktığımda ve ikisi Alman ikisi Türk 4 öğrencinin dönem sonu ödevlerini bu ortamda üretilmiş fotoğraflarla teslim ettiklerinde gözlemledim. Uzun lafın kısası; ben yapay zekâ gibi düşünmüyorum, yapay zekâ benim gibi düşünemiyor, ben niye endişe duyayım ki. Asıl yapay zekâyı üretenler yeteri kadar kapsayıcı olmadıkları için endişe duysunlar!

2000’li yıllarda analog fotoğraf makinelerinden dijitale geçildiği dönemde de büyük tartışmalar yaşanmıştı. Müdahale edilen fotoğraflar küçümsenmişti vs… Siz o döneme tanıklık eden bir fotoğraf sanatçısı olarak bugünkü tartışmaları o dönemkilerle benzer buluyor musunuz?

Bu tür tartışmalar hep olacaktır. Denemeden “tü kaka!” demek çok sığ bir yaklaşım. Ayrıca tepki vererek, kötüleyerek bir yere varamazsınız çünkü dünyaya hâkim olan sermaye bunun olmasını istiyorsa siz ne derseniz deyin bu olacaktır. Size faydası olacağınızı düşünüyorsanız kullanırsınız, işinize yaramıyorsa görmezlikten gelirsiniz; bu kadar basit, “kasmaya” gerek yok…

Siz de birçok fotoğraf yarışmasında jüri üyesi olarak görev yapıyorsunuz. Türkiye’de fotoğraf çevrelerinde bu konu nasıl tartışılıyor? Yapay zekâ ile üretilen görseller moda fotoğrafçılığı, mimari fotoğrafçılığı gibi ayrı bir dal olarak tanımlanabilir mi?

Ayrı bir dal değil bence. YZ ortamı içinde de moda fotoğrafçılığı, mimari fotoğrafçılığı denemeleri yapmak olası ne de olsa. Ayrı bir imge üretim platformu olarak görmekte fayda var. Nasıl düz yatak tarayıcı, X-ray cihazı, MRI cihazı, vb. gibi fotoğraf makinesi dışındaki optik ortamlarda üretilmiş fotoğraflar da dolaşıma giriyor; bunu da benzer bir platform olarak görmek lazım. Bu arada, Boris Eldagsen’in ödülü reddetmesini YZ ile üretilmiş fotografik imgenin reddi olarak görmüyorum; sadece “bak sizi nasıl kandırdım!” demek ve kendine fayda sağlamak istedi bence. Ödülü reddetmeseydi adını hiç bilmeyecektik.