dünya sizin e-çöplüğünüz değil 1

E-atık, elektronik çöp denen şeyden söz etmek istiyorum kısaca.

İngilizce tanımıyla WEEE (Waste Electrical and Electronic Equipment), kullanım ömrünü tamamlamış olan, içinde bir veya daha fazla elektrik iletim elemanı bulunduran ürünlere verilen addır.

Zira şu koca dünyamızda var olan alım satım düzenin, tecimin, ticaretin işleyiş düzeni, hiçbir ürün için maksimum bir kullanım ömrü hedeflemez. Çünkü satış döngüsünün devam etmesi, sistemin ana hedeflerinden olan kârın devamlılığını sağlamaktır. Bu demek oluyor ki kullandığınız tüm elektronik ürünler, bir şekilde E-Atık olmaya mahkûm sayılır.

E-atık için kabul edilmiş kesin bir içerik tanımı olmamakla birlikte bozuk, kırık, tamir edilemez olarak görülen veri işleme, telekomünikasyon, iş eğlence veya ev için kullanılan araç gereçler genel olarak bu gruba dahildir.

OECD, yayınladığı çevre raporlarında, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan ülkelerde, 2010 yılından bu yana çevreyi tehdit eden e-atık miktarının 3 katına çıktığını belirtiyor.

Birleşmiş Milletler Üniversitesi (UNU) tarafından gerçekleştirilen bir çalışma, EU27 ülkelerinde 2005 yılında ortaya çıkan 8,3 milyon tonluk e-atığın yalnızca 2,2 milyon tonunun toplanabildiğini ortaya çıkarırken yine aynı araştırmanın sonuçlarına göre 2011 yılında EU27 ülkelerinin toplamında ortaya çıkan e-atık miktarı 10 milyon ton sınırına yaklaşmış; bu atığın ancak 5,3 milyon tonu toplanabiliyor. Dünya artık belki de metal bir küre...

Hayatımızı kuşatan metal uygarlık

Hayatımıza her gün birçok “yeni” teknolojik cihaz giriyor. Cep telefonları, bilgisayarlar, karıştırıcılar, mutfak robotları, televizyonlar ve buzdolapları... Yaşantımız bir metal uygarlık tarafından kuşatılmış durumda. O zaman şimdi şöyle düşünelim. Bize sürekli her alet - edavatın bir sonraki modelini, “yenisini” gösteren bir sistem içindeyiz; geride bunların bir bu kadar daha kullanım ömrünü tamamlamış olan eski sürümü var...

Nerede onlar, nereye gidiyorlar? Nasıl etkiliyor bizi bu bir tarafı diğer tarafı kadar aktif olmayan devingen akış. Yani birçok ürün sürekli piyasaya sürülürken diğer uçta duran o yığın...

Elektrikli ve elektronik ekipmanlar, bazısı da toksik nitelikte birçok bileşen içerir. Sözkonusu cihazlar kullanım ömrünü tamamladığında,  doğru biçimde geri kazanılmayan ya da bertaraf edilmeyen atıklar çevre ve insan sağlığını olumsuz yönde etkiler.

Örneğin katot ışın tüpleri (CRT) yani bir diğer deyişle monitör ve televizyon tüpleri; yüksek oranlarda kurşun, baryum, fosfor gibi ağır metaller içerir. Gerekli güvenlik önlemlerini almadan yapılan işlemler birinci derecede atığı işleyen kimseler ve işleme ortamındaki toprak ve yer altı suları için tehlikeli yan etkilere yol açar. Yani iş, kolileyip reklamını yaptıktan sonra pırıl pırıl ürünleri, yepyeni mağazalar sunmak kadar basit değildir.

Bir diğer zararlı işlem ise tehlikeli bileşen ihtiva eden atıkların yakılmasıyla ortaya çıkan halojenli kloridler ve bromidlerdir. Bu bileşenler elektronik atıkların plastik aksamlarında ve kabloların PVC kaplamalarında yanmayı engelleyici özellikleri nedeniyle tercih edilmektedir.  Yakıldıkları takdirde dioksin olarak ortaya çıkmakta ve atmosfere yayılmaktadır.

E-atıkları toprağa gömme yoluyla bertaraf etmek, toprağı sadece kendisi için yaşayan bir “şey” sanan gaddar insanoğlu için bilinen bir yöntem. Bu yöntemde uzun dönemde çevreye zararlı etkiler doğurabilmekte. Örneğin bu tarz atıklarda bulunan cıvalı bileşenler uzun dönemde yer altı suları ve toprağa zarar veriyor.

Bu tarz cihazların içerdiği bazı materyallerin zararları konusunda buraya bakınız.

Yine Greenpeace’in Kasım 2012 itibarıya açıkladığı, aşağıda görebileceğiniz şu tablo, her gün kullandığımız, isimlerini yakından bildiğimiz markaların birçoğunun E-Atık konusundaki başarılarını / başarısızlıklarını göstermek açısından önemli.

dünya sizin e-çöplüğünüz değil 2

Bu markaların tavırları ve konuya dair son durumlarını öğrenmek, Greenpeace’nin raporlarına göz atmak için de şu adrese bakmanızı öneririz.  

Ayrıca şu adresteki grafikler, konunun ne kadar ciddi boyutlarda olduğunu görmemize yarayacak..