röportaj: Murat Papşu / fotoğraf: Vladimir Kopylov
Size neden Çerkes Amazon diyorlar?
Sanırım özellikle dağcılık gibi bir erkek uğraşısında onlarla aşık atmaktan korkmadığım için.
Kendinizi Amazon efsanesinde anlatılan kadınlara yakın hissediyor musunuz? Onların efsanelerde, erkeklere boyun eğmeyen özellikleri var, savaşçı, hatta kendi başlarına yaşayabilen niteliklerinden söz ediyorlar.
Evet, içimde savaşçı bir kadın hissediyorum. Doğayla, ormanla, dağlarla güçlü bir bağım var; hemen her koşulda hayatta kalabilirim, yiyeceğimi elde edebilirim, vahşi hayvanlara karşı kendimi koruyabilirim... Uzun zaman önce ayaklarımın üzerinde durmayı öğrendim. Tehlike hissedersem savaşçı olabilirim; başımın çaresine bakabilirim. Ama çok sevdiğim ailem ve çocuklarım her şeyden önce gelir. Eşim beni olduğum gibi kabul etti; benim dağlarla, sporla ve işle ilgili yaşam prensiplerimi değiştirmeyeceği konusunda anlaştık.... Ben de onun yaşam tarzına saygı göstermeyi kabul ettim.
Dağcılığa nasıl başladınız?
Annem ve babam çocukluktan itibaren bana dağ sevgisini aşıladı, gençliğimdeyse bir tesadüf beni Elbrus’a attı, ben de inanç ve sadakatle hizmet etmek için orada kaldım.
Belli başlı hangi dağlara çıktınız?
Han Tengri, Uşba, Hestola, Özgür İspanya ve elbette Everest.
Türkiye’de bir dağa çıkmak ister misiniz?
Elbette ki Ağrı! Gerçi Türkiye’de herhalde ilginç birçok dağ var.
Everest’e çıkan ilk Çerkessiniz. Bu başarınız, Çerkesler arasında ve Rusya’da nasıl yankılandı?
Ve Kafkasya’da ilk kadın... Başarı tam doğru sözcük değil; bu daha çok benim uzun yıllar planlı şekilde yolunda yürüdüğüm ıstıraplı bir zafer. Birçok soydaşım için bu bir bayramdı. Dağlara ve dağcılığa karşı ilgi doğdu, insanların dağcılıkla uğraşan kadınlara karşı bakışı değişti. Daha önce buna pek iyi gözle bakılmıyordu. Bundan sonra hayatım değişti mi? Hayır, sadece sokakta beni daha çok tanımaya başladılar. Resmi makamlarsa bu olaya ilgisiz kaldı, gerçi yine de bana ödül verdiler…
Rusya’da dağcılığın son durumu nedir?
Zor. Kategorilere yönelik normatif talepler öyle zorlaştı ki formaliteler birçok kişiyi artık gölgeye gitmeye (kurallara uymamaya) zorluyor: Belgesiz (kaçak, izinsiz) gitmek, kayıt yaptırmamak ve kimseye hesap vermemek... Fakat bu kargaşaya, düzensizliğe giden bir yol.