Antik Çağın önemli dönemleri ani değişimler içerir ve bu dönemler arkeolojide genellikle savaşlar ve kavim göçleri ile anlam bulmuştur. Oysa son yıllarda yaygınlaşan araştırmalar, aslında yerkürenin kendi iç dinamiklerine bağlı olarak geçirdiği değişimlerin ve bunların canlı yaşamına etkisinin önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Yaklaşık 4,5 milyar yıllık dönüşüm içinde evrimsel bir değişime uğrayan yerküre; çekirdek, manto, litosfer ve atmosferden oluşan bir gezegen. Bu evrim sırasında çok değişik jeolojik ve atmosferik olaylara sahne oldu. Bu olgulara yerküre açısından bakıldığında, karalar ve sulardan oluşan küre üzerindeki alanların jeolojik zamanlar içinde önemli değişimler gösterdiği görülmekte.

İlk kez Alfred Lothar Wegener (1880-1930) tarafından kıtasal ve okyanusal levhaların hareket ettiği ve jeolojik zamanlarda günümüzden farklı kıtaların ve bu kıtalar etrafında veya içinde dar ve geniş okyanusal alanlara sahip dönüşümlerin olduğu ortaya konmuştur. Levha tektoniği olarak adlandırılan bu değişim, aslında yerkürede sürekli bir değişimin varlığını da gösterir. Değişim evrimsel ilerleme bağlamında, zamansal süreçte tekrarlanamayacak bir biçimde ileriye doğru devam etmektedir. Zamanın tek yönlü ilerleme ilkesine bağlı olarak gelişen bu süreç, jeolojik bağlamda ilk kez Arthur Holmes (1890 - 1965) tarafından ortaya konulan ve yerbilimlerinde çığır açan bir kuramı ortaya çıkardı: “Kıtasal Kayma (Continental Drift)”. Holmes 1944’te yayınladığı Fiziksel Jeolojinin İlkeleri (Principles of Physical Geology) adlı kitabında, olayın yerkürenin manto içinde ortaya çıkan konveksiyon akıntıları hücrelerinden kaynaklandığını ortaya koydu. Aslında dünya, ortaya çıkan bu yerbilimsel olgu sonucunda sürekli değişerek, farklı yaşam formlarının oluşmasına ve bu formlarda evrimleşmeye yol açtı. Bu değişimler aslında yerkürenin bir parçası olan havakürede de önemli değişimlerin ortaya çıkmasına ve değişik döngülerde büyük atmosferik olayların görülmesine neden oldu. Sonuç olarak, hem yerküre hem de atmosferde ortaya çıkan değişimler süreçte dünya üzerinde önemli değişimlere de neden olmuştur. Buna bağlı olarak dünyadaki yaşam formları da büyük değişimler geçirmiş ve evrimsel süreç içinde türlerin gelişmesine yönelik sürekli bir değişim olgusu ortaya çıkmıştır.

(*) Prof. Dr. Mahmut Göktuğ Drahor ve Doç. Dr. Ökmen Sümer / Dokuz Eylül Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Jeofizik ve Jeoloji Mühendisliği Bölümleri

Yazının devamını okumak için

Magma 62 / Deprem Özel Sayısı / Nisan 2023

PDF:

https://www.magmadergisi.com/belgeler/magma-deprem-ozel-sayisi.pdf

Zip:

https://www.magmadergisi.com/belgeler/magma-deprem-ozel-sayisi.zip

Dergilik:

https://dergilik.com.tr/magazine/magma-dergisi-ozel-sayi-2023-yili-0/79775

Dmags:

https://dmags.net/yayinlar/magma-dergisi/deprem-ozel-sayisi/15397