Türkiye’nin kültür varlıklarının iadesi için yürüttüğü çalışmalar, Danimarka ile geliştirilen yeni iş birlikleriyle farklı bir boyut kazandı. Boubon Antik Kenti kökenli Roma İmparatoru Septimius Severus’un bronz başı ile Burdur’un Yaraşlı Gölü kıyısındaki Düver yerleşiminden kaçak kazılarla çıkarılan 48 pişmiş toprak mimari levhanın (terrakotta) Türkiye’ye iadesiyle başlayan süreç, ortak sergi ve araştırma projelerini de kapsayan bir kültürel miras ortaklığına dönüştü.
Türkiye ile Danimarka arasındaki bu iş birliği, 16–17 Eylül 2026 tarihlerinde Cenevre’de düzenlenen UNESCO iş birliğindeki “Kültür Varlıklarının İadesi Alanında Yeni Anlaşma ve İş Birliği Biçimleri” başlıklı Bölgesel Diyalog toplantısında uluslararası kamuoyuna sunuldu. İsviçre Konfederasyonu tarafından düzenlenen toplantı, kültür varlıklarının iadesi alanında yeni iş birliği modellerini ele almak üzere devlet temsilcileri, uzmanlar, müze profesyonelleri ve farklı paydaşları bir araya getirdi.

Toplantıda Kültür ve Turizm Bakanlığı Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi Başkanı Zeynep Boz (fotoğrafta sol baştan üçüncü) ile Kopenhag’daki Ny Carlsberg Glyptotek Müzesi Direktörü Gertrud Hvidberg Hansen, “Kültürel Miras Bağ Kuruyor: Kültür Varlıklarının İadesi ve Türkiye-Danimarka Müzecilik İş Birlikleri” başlıklı ortak bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda, Boubon’dan kaçırılan Septimius Severus heykeline ait bronz başın Türkiye’ye iadesine uzanan süreç ve iade sonrasında gelişen kurumsal ilişkiler ele alındı.
Prof. Dr. Jale İnan’ın Mirası
İş birliğinin başlangıç noktalarından biri, Burdur’un Gölhisar ilçesindeki Boubon Antik Kenti. 1960’lı yıllarda yoğun kaçak kazılara maruz kalan antik kentteki Sebasteion olarak bilinen imparatorluk kült alanından çok sayıda bronz heykel parçası yurt dışına çıkarıldı.

MS 193–211 yılları arasında Roma imparatoru olan Septimius Severus’u tasvir eden bronz portre başı, Boubon’daki imparatorluk kültüne adanmış Sebasteion’da yer alıyordu. Eser, 2025’te Ny Carlsberg Glyptotek Müzesi tarafından Türkiye’ye iade edildi.
Septimius Severus’a ait bronz baş 1970 yılında sanat eseri taciri Robert Hecht aracılığıyla Ny Carlsberg Glyptotek koleksiyonuna girdi. Heykelin gövdesi ise uzun yıllar ABD’de kaldı ve 2023 yılında Türkiye’ye iade edildi. Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu Prof. Dr. Jale İnan’ın 1970’lerden itibaren Boubon üzerine yürüttüğü araştırmalar, farklı ülkelere dağılan parçaların tespit edilmesinde önemli bir temel oluşturdu. İnan, 1979’da Glyptotek’te baş ve gövde parçalarını yan yana getirerek bunların aynı heykele ait olduğunu bilimsel olarak ortaya koydu.
Türkiye’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda 2023’te başlattığı resmi iade girişiminin ardından Glyptotek yönetimiyle yürütülen araştırma ve görüşmeler sonucunda müze, bronz başı Türkiye’ye iade etme kararı aldı. Müzenin koleksiyon kayıtlarını yeniden incelemesi sırasında, Burdur’un Düver bölgesinden kaçak kazılarla çıkarıldığı belirlenen 48 pişmiş toprak mimari levha da tespit edildi. Bu eserlerin de Türkiye’ye iade edilmesine karar verildi.
İade öncesinde Glyptotek Müzesi’nde “En kejser vender hjem” (Bir İmparator Geri Dönüyor) başlıklı özel bir sergi düzenlendi. 20 Aralık 2024–4 Şubat 2025 tarihleri arasında açık kalan sergide, Türkiye’ye iade edilecek Septimius Severus’un bronz portresi ile Düver’den 48 mimari terrakottadan seçilen eserler son kez ziyaretçilerle buluştu.

Yaraşlı Gölü kıyısındaki Düver yerleşimine ait mimari terrakottalar Anadolu genelinde bilinen en büyük mimari terrakotta gruplarından birini oluşturuyor. Düver kökenli, atlı figür ve kanatlı grifon betimli mimari terrakota parçası, yapıların çatı ve cephelerinde kullanılan sima/geison elemanlarından biriydi.
İadeden Ortak Projelere
İade sürecinin tamamlanmasının ardından iki ülke arasındaki ilişkiler araştırma, sergi ve uzman değişimi alanlarına taşındı. Mart 2025’te Bakanlık koordinasyonunda gerçekleştirilen çalışma programı kapsamında Glyptotek uzmanları Boubon başta olmak üzere Türkiye’deki ören yerlerini ve müzeleri ziyaret etti. 2025 sonbaharında ise Glyptotek, Türkiye’deki kurumlarla ilişkilerini kurumsallaştırmak amacıyla Danimarka Kültür Bakanlığı’na bağlı Kültür ve Saraylar Ajansından destek aldı.

İmparator Septimius Severus’un kolosal portresine ait sağ bacak, Sagalassos, MS 193–200. ©Burdur Müzesi
İş birliğinin sergi alanındaki ilk sonuçlarından biri, Burdur Arkeoloji Müzesi koleksiyonundaki Septimius Severus’a ait olduğu değerlendirilen sandaletli imparatorluk heykeli parçalarının Kopenhag’a gönderilmesi oldu. Eserler, Glyptotek’te 1 Ekim 2026’da açılacak “Roma İmparatorluğu’nda Modanın Gücü (Magt og mode i Romerriget)” başlıklı sergi de 29 Mart 2027'ye kadar Kopenhaglılarla buluşacak. Sergi, Roma dünyasında kıyafet, statü ve iktidar arasındaki ilişkiye odaklanan geniş kapsamlı bir Antik Çağ sergisi.
Sagalassos’tan Bouban’a Yeni Ortak Projeler
Türkiye-Danimarka kültürel miras iş birliğinin önümüzdeki yıllarda yeni projelerle genişletilmesi planlanıyor. Glyptotek’in 2027’de düzenlemeyi planladığı “Sagalassos: Heykelin Bütünsel Tiyatrosu” sergisi, Kopenhag Üniversitesi araştırmacıları ile Türkiye ve Belçika’dan arkeologların ortak katkılarıyla hazırlanıyor.

Düver kökenli, MÖ 6. yüzyılın ilk yarısına tarihlenen geometrik bezemeli mimari terrakota levhaları. Antik dönemde yapıların cephelerinde kullanıldığı düşünülen levhalar, 2025’te Ny Carlsberg Glyptotek Müzesi tarafından Türkiye’ye iade edildi.
Boubon Antik Kenti üzerine Türkiye’de sürdürülecek bilimsel saha çalışmalarının ise ilerleyen dönemde uluslararası bir sergi ve bilimsel yayına dönüştürülmesi hedefleniyor. Araştırma, uzman değişimi, konservasyon ve yeni sergi projeleri için kurumlar arasındaki temaslar da devam ediyor.
Cenevre’deki toplantıda paylaşılan Türkiye-Danimarka deneyimi, kültür varlıklarının iadesinin yalnızca eserlerin ait oldukları ülkelere geri dönmesiyle sınırlı kalmayıp, sonrasında yeni araştırma ve müzecilik iş birliklerinin kurulmasına da zemin hazırlayabileceğini ortaya koydu.
İlgili Haberler
Jale İnan’ın Hayalleri Gerçekleşmeye Devam Ediyor
Boubon’un Tanrılaştırılmış İmparatorları