COP31’e ev sahipliği yapacak Türkiye ile müzakerelere başkanlık edecek Avustralya, kömürden çıkış konusunda sorumluluk almaya çağrılıyor. Türkiye, Avustralya ve dünyanın farklı kömür bölgelerinde faaliyet gösteren 50 kurum, COP31 Başkanı ve Türkiye Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile COP31 Müzakereler Başkanı ve Avustralya İklim ve Enerji Bakanı Chris Bowen’a ortak bir mektup gönderdi.
Mektupta, iki ülkenin kömürden çıkış konusunda yalnızca ulusal düzeyde adım atmakla kalmayıp kömüre bağımlı diğer ülkelere de örnek olması gerektiği vurgulandı. Kurumlara göre COP31, kömür çağının sona erdirilmesi için uluslararası iş birliğinin güçlendirildiği ve somut taahhütlerin ortaya konduğu bir zirve olmalı.

İthal kömürle çalışan Çanakkale Kara-biga Termik Santrali’ne 1.050 MW’lık yeni bir ünite eklenmesi planlanıyor.
Kömürden Çıkışın Merkezinde Adil Geçiş
Ortak mektubun temel vurgularından biri, kömürden çıkışın yalnızca termik santrallerin ve madenlerin kapatılmasından ibaret olmadığı. Kurumlar, dönüşüm sürecinin kömür bölgelerinde yaşayan insanların geçim kaynaklarını, emeğini ve yerel ekonomileri koruyacak adil geçiş politikalarıyla birlikte yürütülmesini istiyor.
Bu doğrultuda Türkiye ve Avustralya’dan üç temel adım atılması talep ediliyor:
* Yeni kömürlü termik santrallerin kurulmasına veya mevcut santrallerin kapasitesinin artırılmasına izin verilmemesi; kömürden elektrik üretiminin planlı biçimde aşamalı olarak sonlandırılması.
* Yeni kömür madenlerinin açılmasının ve mevcut madenlerin genişletilmesinin durdurulması.
* COP31 Başkanlarının kömürsüz bir geleceğe yönelik uluslararası iş birliğini, ulusal ve uluslararası düzeyde somut taahhütlerle hızlandırması.
Mektuba göre bu adımlar, 1,5°C hedefinin korunmasına katkı sağlamanın yanı sıra kömür bölgelerinde yaşayan topluluklar için daha temiz, sağlıklı ve dirençli bir geleceğin kurulmasına da zemin hazırlayabilir.
Afşin-Elbistan'dan Çanakkale'ye: Kömür Bölgeleri Değişim İstiyor
Türkiye'deki kömür bölgelerinde yaşanan çevresel ve toplumsal sorunlar, mektubun öne çıkan başlıklarından biri. Afşin Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu'ndan Mehmet Dalkanat, bölgede 40 yıldır süren kömür faaliyetlerinin ağır bir kirlilik yükü yarattığını belirtiyor. Yeni kömürlü termik santral projesinin ÇED kararının iptal edilmesini yerel halkın mücadelesi açısından önemli bir kazanım olarak değerlendiren Dalkanat, şöyle konuşuyor: “Afşin-Elbistan’da 40 yıldır kömürle yaşayan insanlar, ağır kirliliğin ve kömürün bedelini yeterince ödedi. Yeni kömürlü termik santral projesinin ÇED kararının iptal edilmesi, yerel toplulukların yıllardır verdiği mücadelenin büyük bir zaferi ve kömürsüz bir geleceğe dair güçlü bir umut. Bölge artık kömürün yükünden kurtulmak, temiz, sağlıklı ve adil bir geleceğe kavuşmak istiyor. Bu ses yalnızca Afşin-Elbistan’ın değil, dünyanın dört bir yanındaki kömür bölgelerinin sesi. COP31 Başkanlığı, bu yerel zaferden güç alarak kömürden çıkışı hızlandırmalı ve adil geçişi hayata geçirmeli.”
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği'nden Süheyla Doğan ise Çanakkale'de yeni bir termik santral yapılmak istenmesinin Türkiye'nin COP31 Başkanlığı ile çeliştiğine dikkat çekiyor. Doğan, Türkiye ve Avustralya'nın kömürden çıkış konusunda dünyaya liderlik etmek istiyorsa öncelikle kendi ülkelerinde tutarlı politikalar uygulaması gerektiğini vurguluyor: “Çanakkale’de yeni bir santral yapılmak istenmesi Türkiye’nin COP31 Başkanlığı ile açık bir çelişki oluşturuyor. Kömür bölgelerinde yaşayan insanlar artık daha fazla kirlilik ve daha fazla kömür istemiyor; temiz, sağlıklı ve adil bir gelecek istiyor. Türkiye ve Avustralya, kömürden çıkış konusunda dünyaya liderlik etmek istiyorsa bunu önce kendi ülkelerinde göstermeli. COP31, yeni kömür projelerinin önünü açan değil, kömür çağını geride bırakacak somut taahhütlerin verildiği bir zirve olmalı.”
Avustralya'da da Yeni Maden Projelerine İtiraz Var
Kömürden çıkış çağrısı yalnızca Türkiye'deki yerel mücadelelerle sınırlı değil. Avustralya'nın Yeni Güney Galler eyaletinde kömür madeni genişletme projelerine karşı mücadele eden People for the Plains, yeni maden genişletme ve mevcut madenlerin işletme ömrünü uzatma projelerine moratoryum getirilmesini istiyor. Bölgenin tarıma bağımlı ekonomik yapısı nedeniyle iklim değişikliğinin etkilerine karşı kırılgan olduğunu belirten kuruluş, planlı bir geçiş sürecinin mevcut madenlerin kapanış tarihleri esas alınarak bugünden başlatılması gerektiğini savunuyor. Kuruluş, Avustralya hükümetine yeni genişletme ve ömür uzatma projelerine izin vermeyi durdurma çağrısı yapıyor.
Sydney Knitting Nannas and Friends temsilcileri de eyalet ve federal hükümetlerden yeni kömür madenlerine izin verilmemesini, mevcut madenlerin genişletilmesine ve kapasitelerinin artırılmasına yönelik onayların durdurulmasını talep ediyor. Temsilciler, COP31'in fosil yakıtların sona erdirilmesine yönelik bağlayıcı bir süreç oluşturması gerektiğini belirtiyor.
Dünyanın farklı kömür bölgelerinden yükselen bu ortak çağrı, COP31'in yalnızca iklim hedeflerinin konuşulduğu bir zirve olmanın ötesine geçmesi gerektiğini hatırlatıyor. Asıl sınav, kömürden çıkışın ne zaman ve nasıl gerçekleştirileceği kadar, bu dönüşümün maliyetinin kimler tarafından üstlenileceği ve kömür bölgelerinde yaşayan insanların geleceğinin nasıl güvence altına alınacağı olacak.
Ortak mektubu imzalayan kurumlar: (Alfabetik Sıra)
1. Alberta Wilderness Association / Kanada
2. Adana Ekoloji Platformu / Türkiye
3. Afşin-Elbistan Hayatı ve Doğayı Koruma Platformu / Türkiye
4. Agrida Tarım ve Turizm Derneği / Türkiye
5. Akhisar Çevre Derneği / Türkiye
6. Antalya Beşkonaklılar Derneği / Türkiye
7. Antalya Ekoloji Ağı / Türkiye
8. Avdan Platformu / Türkiye
9. Bathurst Community Climate Action Network (BCCAN) / Avustralya
10. Bursa Su Kollektifi / Türkiye
11. Bushfire Survivors for Climate Action / Avustralya
12. Calgary Climate Hub Association / Kanada
13. Çan Çevre Derneği / Türkiye
14. Çevre ve Tüketiciyi Koruma Derneği / Türkiye
15. Climate Action Burwood/Canada Bay / Avustralya
16. Climate Action Monaro / Avustralya
17. Climate Cymru / Birleşik Krallık
18. Climate Justice Charter Movement (KwaZulu Natal branch) / Güney Afrika
19. Common Threads Indigenous Peoples Organisation / Avustralya
20. Coal Action Network / Birleşik Krallık
21. Denman Aberdeen Muswellbrook Scone Healthy Environment Group / Avustralya
22. Ege Çevre ve Kültür Platformu / Türkiye
23. Ekolojik yaşam hareketi derneği / Türkiye
24. Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği / Türkiye
25. Friends of Sirhowy Valley Country Park / Birleşik Krallık
26. Free Bruno / Kolombiya
27. Güney Marmara Adaları Dernekler Platformu / Türkiye
28. Heartwood / ABD
29. Hunter Renewal / Avustralya
30. Idaho Conservation League / ABD
31. İda Dayanışma Derneği / Türkiye
32. Kanopi Hijau Indonesia / Endonezya
33. Karadam Karacahisar Mahalleleri Doğayı Doğal Hayatı Koruma Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği / Türkiye
34. Karaman Ekoloji Derneği / Türkiye
35. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği / Türkiye
36. Kazdağları Ekoloji Platformu / Türkiye
37. Montana Environmental Information Center / ABD
38. Mudgee District Environment Group / Avustralya
39. Muğla Çevre Platformu / Türkiye
40. Pacific Climate Warriors / Pasifik Bölgesi
41. Parents For Climate / Avustralya
42. People for the Plains Inc / Avustralya
43. RWE und Co. enteignen / Almanya
44. Şarköy Ekolojik Yaşam ve Kültür derneği / Türkiye
45. Southcoast Health and Sustainability Alliance (SHASA) / Avustralya
46. SWC / Güney Afrika
47. Sydney Knitting Nannas and Friends / Avustralya
48. Trakya Toprağıma Dokunma Platformu / Türkiye
49. United Valleys Action Group (UVAG) / Birleşik Krallık
50. Wildsight / Kanada