Dünya nüfusunun en savunmasız halkası olan çocuklar, iklim değişikliğinin bedelini en ağır ödeyen kesim. UNICEF’in yayınladığı “2026 Çocukların İklim Riski Raporu (Children’s Climate Risk Report 2026)” kirli su, sanitasyon yetersizliği, gıda yoksulluğu ve aşırı hava olaylarının bir araya gelerek çocuklar için ölümcül bir kombinasyon oluşturduğunu ortaya koyuyor.

İklim Krizinin En Savunmasız Halkası: Çocuklar 1

Kuraklık ve Aşırı Sıcaklar Sağlığı Tehdit Ediyor

Yapılan araştırmalar, iklim değişikliğinin tetiklediği kuraklık ve aşırı sıcak hava dalgalarının çocuk sağlığı ile psikolojisi üzerinde kalıcı hasarlar bıraktığını gösteriyor. Özellikle Sahra Altı Afrika’da yaşanan kuraklıkların çocukların aşılanma oranlarını düşürdüğü tespit edilirken, kuraklık ve ısı dalgalarının çocukların ruh sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkilere yol açtığı görülüyor. Büyük orman yangınları ve tayfunlar sonrasında çocukların (7-12. sınıflar arası) en az %30'unda kalıcı Travma Sonrası Stres Bozukluğu (PTSD) ve anksiyete semptomları saptandı. Bununla birlikte, hamilelik döneminde aşırı sıcağa maruz kalmanın anne, fetüs ve yenidoğan sağlığını doğrudan tehlikeye attığı da yine bilimsel çalışmalarla kanıtlandı.

Yetersiz Beslenme ve Gıda Yoksulluğu Tırmanışta

İklim krizinin küresel gıda sistemleri üzerindeki baskısı, erken çocukluk dönemindeki besin mahrumiyetini de tırmandırıyor. UNICEF’in 2024 ve 2025 yılı çocuk beslenmesi ve gıda yoksulluğu raporlarına göre, iklim riskleri çocuklarda akut yetersiz beslenme, bodurluk gibi ciddi gelişimsel sorunları tetikliyor. Küresel gıda krizleri, iklim değişikliğinin tarımsal verimliliği düşürmesiyle birleştiğinde, milyonlarca çocuğu sağlıklı gıdaya erişimden mahrum bırakıyor.

Kum ve Toz Fırtınalarının Görünmeyen Bedeli

Son yıllarda artış gösteren kum ve toz fırtınaları, düşük ve orta gelirli ülkelerdeki 5 yaş altı çocuklarda akut solunum yolu enfeksiyonlarının birincil nedenlerinden biri haline geldi. Çevresel kirliliğin bu boyutu sadece fiziksel sağlıkla sınırlı kalmıyor; hamilelik döneminde bu fırtınalara ve ince partiküllü maddelere maruz kalmanın çocukların bilişsel fonksiyonlarına da zarar verdiği belirtiliyor.

Eğitimden Kopuş ve Çocuk İşçiliği Riski

İklim felaketleri sadece çocukların fiziki varlığını değil, geleceklerini de ellerinden alıyor. 2024 yılında 85 ülke ve bölgede en az 242 milyon öğrencinin eğitimi iklim kaynaklı olaylar nedeniyle kesintiye uğradı. Kuraklık ve sel gibi krizler çocukların eğitim süreçlerini kesintiye uğratırken, öğrenme yoksulluğunu derinleştiriyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve UNFPA (Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu) verileri, çevresel krizlerin yaşandığı bölgelerde çocuk işçiliğinin ve erken yaşta evliliklerin dramatik bir şekilde arttığını gösteriyor. Ailelerin ekonomik olarak çökmesi, çocukları korumasız bırakarak eğitim yerine iş gücüne ya da erken evliliklere itiyor.

İklim Krizinin En Savunmasız Halkası: Çocuklar 2

Filipinler’in Bohol eyaletine bağlı Ubay ilçesindeki Barangay Tapon bölgesinde, 20 Aralık 2021'deki büyük tayfunda 8 yaşındaki Impoy ve ailesi bölgedeki herkes gibi evini kaybetti.Fotoğraf: UNICEF

Milyarlarca Çocuk Risk Altında

Veriler bize küresel çocuk nüfusunun (2,3 milyar) sadece iklim krizinden etkilenmediğini, %86'sından fazlasının (2 milyar çocuk) en az iki farklı iklim tehlikesine maruz kalıyor. Şiddet analizi ise bu yükün hafif olmadığını, 1,2 milyar çocuk çoklu tehlike yoğunluğunun %85 olduğu alanlarda yaşıyor.

 

İklim Krizinin En Savunmasız Halkası: Çocuklar 3

Kaç Çocuk Doğrudan İklim Değişikliğinin Etkileriyle Karşı Karşıya?

Kuraklık: 1,8 milyar çocuk kuraklık tehdidiyle burun buruna.

Sıcak Hava Dalgaları: 1,5 milyar çocuk aşırı sıcak hava dalgalarının yarattığı sağlık risklerine maruz kalıyor.

Aşırı Sıcaklar: 1,2 milyar çocuk kronikleşen aşırı sıcaklık artışlarından doğrudan etkileniyor.

Tropikal Fırtınalar: 662 milyon çocuk yıkıcı tropikal fırtınaların ortasında yaşam mücadelesi veriyor.

Nehir Taşkınları: 337 milyon çocuk nehir taşkınları ve şiddetli sel baskınlarından etkileniyor.

Orman Yangınları: 206 milyon çocuk yangınlar ve getirdiği duman kirliliğinin tehdidi altında.

Kum ve Toz Fırtınaları: 123 milyon çocuk solunum yollarını tehdit eden bu fırtınalara maruz kalıyor.

Kıyısal Taşkınlar: 33 milyon çocuk deniz seviyesinin yükselmesiyle kıyı şeritlerindeki su baskınlarından etkileniyor.

İklime Duyarlı Tehlikelere Kaç Çocuk Maruz Kalıyor?

İklim değişikliğinin dolaylı olarak beslediği, ekolojik ve sıhhi dengelerin bozulmasıyla ortaya çıkan iki devasa küresel tehdit:

Hava Kirliliği: Dünyadaki çocukların neredeyse tamamı, yani 2,3 milyar çocuk, tespit edilebilir düzeyde hava kirleticilerin bulunduğu alanlarda yaşıyor.

Sıtma: Değişen iklim koşulları sebebiyle 1 milyar çocuk sıtma riskiyle karşı karşıya.

 

İklim Krizinin En Savunmasız Halkası: Çocuklar 4

Kaç Çocuk Çoklu İklim Tehlikelerini Göğüslemek Zorunda?

Raporun en dikkat çekici analizi bu başlık altında toplanmış. Veriler çocukların sadece tek bir afetle değil, aynı anda birden fazla iklim şokuyla nasıl birleşik bir kıskaca alındığını gösteriyor. 

En az 1 iklim tehlikesi: Neredeyse tüm çocuklar (2,3 milyar) en az bir tehlikeyle karşı karşıya.

En az 2 iklim tehlikesi: 2 milyar çocuk (küresel çocuk nüfusunun büyük bölümü) iki tehlikeyi birden yaşıyor.

En az 3 iklim tehlikesi: 1,1 milyar çocuk üç farklı krizle eşzamanlı mücadele ediyor.

En az 4 iklim tehlikesi: 364 milyon çocuk dört farklı afet türünün hedefinde.

En az 5 iklim tehlikesi: 53 milyon çocuk beş farklı tehlikeye birden maruz kalmaktadır.

En az 6 iklim tehlikesi: 4 milyon çocuk ekstrem düzeyde, tam altı farklı iklim tehlikesinin kesişim noktasında hayatta kalmaya çalışıyor.

Çoklu İklim Tehlikeleri

Raporun bu başlığı, maruz kalınan çoklu tehlikelerin şiddetini istatistiksel yüzdelik dilimlerle ölçerek krizin ne kadar "akut ve sert" yaşandığını ortaya koyuyor.

%75’lik Dilimde (Şiddette) Çoklu Tehlike: 1,6 milyar çocuk yüksek yoğunluklu iklim riskine maruzdur. 

%80’lik Dilimde (Şiddette) Çoklu Tehlike: 1,4 milyar çocuk çok yüksek yoğunlukta afetlerle karşı karşıyadır.

%85’lik Dilimde (Şiddette) Çoklu Tehlike: 1,2 milyar çocuk iklim krizinin en tepe, en yıkıcı ve en yoğun şiddetteki katmanına doğrudan maruz kalarak en savunmasız halkayı oluşturuyor.

ÇOCUKLARIN İKLİM RİSKİ 2026 RAPORU'NDA TÜRKİYE

Türkiye verilerinin en yüksek risk/yoksunluk (10) derecesinden, en düşük risk derecesine (0) doğru sıralaması:

1-Hava Kirliliği Skoru: 9,28

2-Çocuk Yoksulluğu Derecesi: 6,26

3-Kuraklık Skoru: 5,87

4-Sıcak Hava Dalgası Sıklığı: 5,65

5-Aşırı Sıcaklık Skoru: 5,11

6-Tehlikeye Maruz Kalma (Genel Ortalaması): 4,58

7-Yangın Skoru: 3,91

8-Kum ve Toz Fırtınaları: 2,76

9-Nehir Taşkınları: 2,15

10-Çocuk Koruma Yetersizlik Skoru: 1,83

11-Çocuk Kırılganlık Skoru (Genel): 1,71

12-Eğitim Sektörü Risk Skoru / Yoksunluğu: 1,63

13-Kıyı Taşkınları: 1,4

14-Çocuk Gıda Yoksulluğu Skoru: 0,92

15-Çocuk Ölümlülük Skoru: 0,85

16-Su, Sanitasyon ve Hijyen (WASH) Yetersizlik Skoru: 0,35

17-Sağlık Hizmetleri Yetersizlik Skoru: 0,11

18-Tropikal Fırtınalar: 0

19-Vektörle Bulaşan Hastalık Skoru: 0

Türkiye’nin en yüksek risk puanına sahip göstergesi 9,28 ile hava kirliliği. Bu skor, ülkedeki çocukların neredeyse tamamının WHO'nun PM2.5 kılavuz değerlerini aşan hava kalitesine maruz kaldığını gösteriyor. Çocukların akciğer ve bağışıklık sistemlerinin gelişimini doğrudan tehdit eden bu durum, Türkiye için en büyük çevresel sağlık riski.

Türkiye, iklim değişikliğinden en yoğun etkilenen bölgelerin başında gelen Akdeniz Havzası'nda yer alıyor. Veriler de bunu doğruluyor: Kuraklık Skoru (5,87) ve Sıcak Hava Dalgaları (5,65) ile Aşırı Sıcaklar (5,11) risk seviyesinin orta-yüksek bandına ulaştığını gösteriyor. Buna bağlı olarak Yangın Skoru (3,91) da yükselme eğiliminde. Bu durum, gelecekte tarımsal üretimi, su kaynaklarını ve dolaylı olarak çocukların beslenme kalitesini tehdit edebilecek bir iklim baskısı oluşturuyor.

İklim tehlikelerinin yanında, Türkiye'deki çocukların bu şoklara karşı direncini kıran en zayıf halka 6,26 seviyesindeki çocuk yoksulluğu. Genel çocuk kırılganlığı (1,71) görece düşük görünse de yoksulluk skorunun bu kadar yüksek olması, ailelerin olası bir iklim tehlikesinde (aşırı sıcak, kuraklık, gıda fiyatı enflasyonu vb.) çocuklarını korumak için yeterli ekonomik esnekliğe ve adaptasyon kapasitesine sahip olmadığına işaret ediyor.

Türkiye altyapısal ve tıbbi açıdan çocuklarını koruyabilecek temel sistemlere sahip. Ancak aşırı hava kirliliği, kronik çocuk yoksulluğu ve Akdeniz çanağındaki kuraklık/sıcak dalgaları birleştiğinde, yoksul ailelerin çocukları iklim krizine karşı korumasız kalacak. Türkiye'nin acilen hava kalitesini artırıcı politikalara ve iklim-duyarlı sosyal koruma programlarına odaklanması gerekiyor.