Haziran - Eylül ayları arası yavru deniz kaplumbağalarının yumurtadan çıkma zamanıdır. Bu dönem çok önemlidir, çünkü bin yavrudan ancak bir iki tanesinin yetişkin olabildiği bilinmektedir. Yavruların yumurtadan çıktıktan sonra ilk olarak denize ulaşmaları gerekmektedir. Bu iş çok zor görülmese de öncelikle yarım metre sıkı kumun yüzeyine gece saatlerinde olacak şekilde tırmanması gerekir. Bu bazen iki gün sürebilir. Yavruların yüzeye ulaştığında ilk işi, deniz istikametindeki ufuk çizgisi ışığını bulmak ve o yöne gitmektir. Bu kısa yolculukta kuşlar, tilkiler, yengeçler ve diğer yırtıcılar daima hazır bekler. Diyelim ki denize ulaştılar; ilk 10 - 15 gün devamlı yüzerek beslenme alanlarına gideceklerdir. Ne yazık ki koruyucu bir anneleri veya ebeveynleri olmadığından denizdeki avcı kuşlar, yengeçler ve iri balıklar onları bekler. Buraya kadar her şey doğal ve canlılar için olması gereken bir yaşam döngüsü.

Gelelim insanlar bu canlıları etkileyen neler yapabiliyor bir sıralayalım: 

Ufuk çizgisi ışığını rahatlıkla baskılayacak aydınlatmalar; Sokak lambaları, araç lambaları, sahillerdeki ticari mekanlar ve yerleşim yerlerinin plansız aydınlatmaları. Perdelenmemiş, karaya yönlendirilmemiş tüm ışık kaynakları... 

Yuvanın üstüne çakılan şemsiyeler, kumsala yayılan şezlonglar. Yuvaların üstüne çekilen tekneler ve malzemeler.

Yasak olduğunu bildiği halde çadır kuran eğitimli insanlar.

Her tarafa saçılmış çöpler, poşetler ve olta misinaları.

Kumsalda dolaşan kumları sıkıştırarak ve kazıyarak kabiliyet gösterisi yapan arazi aracı kullanıcıları.

Yuvaların olduğu kumsalda geç saatlerde dolaşan tatilciler.  

Bir avuç gönüllü, sivil toplum örgütleri ve üniversitelerin çalışmaları sayesinde, tüm engellere rağmen sahillerimizde koruma çalışmaları yapılıyor. Bu sayede yumurtaların %55-60 oranında gelişimi tamamlanıp yavruların yüzeye ve denize ulaştığına şahit oluyoruz. Cinsine göre bir dişi 100-200 yumurta bırakabiliyor. Son yıllarda bilinçlendirme ve yuvaları koruma çalışmalarıyla başarı oranı artsa da asıl odaklanılması gereken konu “yetişkinlerin korunması”. Tüm dünya tarafından kabul edilen bu anlayışla ülkemiz ve uluslararası platformda çalışmalar oldukça ilerlemiştir.

 

Yetişkin Bir Kaplumbağa İçin Neler Yapılabilir?

Bu ancak bir kaplumbağa gözüyle bakınca, onun yerinde olmaya çalışılınca anlaşılır. Eğer kaplumbağanın dili olsaydı en az şu yakınışları duyardık:

‘Ben yetişkin bir deniz kaplumbağasıyım.’

Denizlerde yaşamaya çalışıyorum ancak kirlilik beni ve diğer canlıları çok etkiliyor. İnsanlar ne varsa denize atıyor. Özellikle plastik poşet ve diğer atıklar bizim besinlerimize çok benzemekte ancak yenince ölümcül oluyor.

Denizlerde canlı sayısı çok azaldı ancak balık avına çıkanlar bizim korunaklarımıza dadandı, ağlarına takılıyoruz. Biz nefes almak için yüzeye çıkamazsak ölürüz.

Bazı insanlar bizi yakaladıklarında geri bırakmak yerine bize yaşam şansı vermeyecek darbelerle saldırıyorlar.

Sahile çıkmak için hiç bir sebebim yok ancak 2-3 yılda bir dişilerimiz yumurtaları bırakmak için çıkmak zorunda. Soyumuzu 100 milyon yıldır böyle sürdürdük. Son 50 yılda yaşam alanlarımız öylesine çok değişti ki yaklaşık 50-70 yıl yaşayan bizler sahillerin bozulmamış halini hatırlıyoruz.

Sahile çıkmak için insanların hiç yaşamadığı korkuları yaşıyoruz. Boş sahil, insan riski olmayan yer neredeyse kalmadı.

Kıyıda gürültü ışık ve gezinen insanlar var; bize ve yavrularımıza zarar verecekler.

Denizde beslenirken sürat tekneleri bizi parçalamaya çalışıyor.

Nefes almaya çıktığımızda kafamıza vuranlar bile var. En son Mersin sahillerinde kaldırım taşını ağırlık olarak bağlayıp boğdular bizi.

Biz olmazsak yavrularımız da, geleceğimiz de olmaz. Ancak bilinmeli ki doğanın dengesini bozmak sadece bizi değil insanların geleceğini de yok eder.

Mayıs ortasında yumurta bırakmaya başlar, Ağustos ortalarına kadar karaya çıkmaya çalışırız. Temmuz başı ile Eylül ortası ise yavrularımız mücadeleye başlar.

Bizim yaşam alanlarımız belirli buralara ağ atılması engellense yaşama fırsatı buluruz. Üstelik burada balıklar da gelişip diğer avlak alanlara gider ve insanlara daha fazla fırsat çıkar.

 

Evet, Kaplumbağayı dinledik. Hayvan hakları bildirgesinde yazdığı gibi;

‘Yabani türden olan bütün hayvanlar, kendi özel doğal çevrelerinde karada, havada ve suda yaşama ve üretme hakkına sahiptir.’

Kaplumbağanın söylediklerinden anlaşıldığı gibi; hem yavruların, hem de yetişkinlerin yaşama hakkı ve korunmaya ihtiyacı var.

Deniz kaplumbağalarına zarar vermemek için bilinçlenmek en önemli koruma yöntemi olacaktır. Farkındalık yaratmamız gereken hedef kitle “insan”dır. Doğal hayatta devamlılık için yapılacak koruma çalışmalarının yaşam kalitesini ve mutluluğu artırdığını bizzat yaşayan biri olarak güney sahillerine giden veya gidecek insanları bu sorumluluğa davet ediyorum.

Türkiye’nin Akdeniz kıyılarında belirlenmiş ve 20 yuvalama kumsalı bulunmaktadır. Bu kumsallar: Ekincik, Dalyan, Dalaman, Fethiye, Patara, Kale, Kumluca, Çıralı (Olimpos), Tekirova, Belek-Side, Kızılot, Demirtaş, Gazipaşa, Anamur, Göksu Deltası, Alata, Kazanlı, Akyatan, Yumurtalık ve Samandağ. Bu kumsallara tatil için gideceklerdenseniz görev sizin; insanlık görevi...

Öncelikle bilgilerimizi tazelemek için biraz ders yapalım:

Yeşil deniz kaplumbağası (Chelonia mydas) ve iribaş deniz kaplumbağası (Caretta caretta) Akdeniz’de yuvalayan soyu tehlikede olan türlerdir. Yetişkin bir Caretta Caretta 114 cm boya ve 100 kg dan fazla bir ağırlığa, Yeşil deniz kaplumbağası ise 150 cm boya ve 200 kg ağırlığa sahip olabilmektedir. Deniz kaplumbağaları yaşamlarının büyük bir bölümünü kıtalararası denizlerde geçirir. Erkek kaplumbağalar karaya hiç çıkmaz, dişiler ise sadece yumurta bırakmak için çıkar.

Dişi Deniz kaplumbağası, yetişkinliğe ulaştığında kendi yumurtalarını bırakmak için tekrar yumurtadan çıktığı kumsala gelinceye kadar yüzlerce kilometre yüzecektir. Yumurtadan çıktığında doğduğu kumsalın kimyasını hafızasına bizim anlayamayacağımız bir kordinat sistemi ile kaydeder.

Deniz kaplumbağalarının ana besin kaynağı deniz bitkileri, denizanaları, süngerler, yumuşakçalar, yengeçler, mürekkep balıkları ve bazı balıklardır.

 

Onları Korumak İçin Kişisel Olarak Neler Yapılabilir?

Geceleri kumsalda ateş yakmayın, ışıkla dolaşmayın. Dişi deniz kaplumbağaları rahatsız olduklarında yumurtlayamadan denize döner; denize bıraktıkları yumurtalar ise tahrip olur .

Denizden bakıldığında görülen ışıklarınızı perdeleyin.Çünkü yavru deniz kaplumbağaları karadan gelen ışıklara yönelip yollarını kaybeder ve denize ulaşamayarak ölür .

Kumsala ve denize poşet, pet şişe ve çöp atmayın gördüklerinizi de toplayın. Bunları sevdiği yiyeceklerden biri olan denizanasına benzeterek yiyen deniz kaplumbağaları boğularak ölür.

Yuvalama kumsallarında ilk 80 metre içinde kuma şemsiye dikmeyin, şezlong koymayın ve kumu kazmayın.Şemsiye, şezlong ve kazma sonucu yuvalar tahrip olurken geceleri bu engellere çarpan kaplumbağalar yuva yapamadan denize döner.

Yuva yapan deniz kaplumbağası görürseniz sessiz olun, ışık yakmayın, yere uzanarak sadece izleyin.Deniz kaplumbağaları rahatsız edilince yuva yapamadan denize döner.

Yavru deniz kaplumbağası denize taşınmaz, Onların neslini sürdürebilmesi için yolunu kendisi bulması gerekir.Yavruların kumsalı kendi başlarına geçmesi aynı kumsala geri dönebilmeleri açısından gereklidir.

 

İşi Büyütüp Koruma Çalışmalarına Aktif Olarak Katılmak İsterseniz

Yumurtlama alanları olan 20 sahilimizde diğer canlıların yaşamına uygun sahil kullanımına yönelik yazılı, sözlü ve görsel bilgilendirmeler yapılabilir.

STK ve Üniversitelerin koruma çalışmalarına destek verebilirsiniz.

Gece sahile inen araçlar engellenip kumsalın yayalar tarafından kullanımı sınırlandırılabilir.

İlgili Beldenin Kaymakamlık ve Belediye makamlarına dilekçe ile başvurulabilir.

Tatilciler kumsalın üst tarafından deniz kenarına indirilen şezlonglar sabitlenmelidir.Pansiyon sahibine şezlongların zincir ile sabitlenmesini tavsiye ediniz.

Sabah gün ışıması ile başlayan yuva gözlemlerinde görevlilere eşlik edebilirsiniz.

Her üniversite veya koruma grupları buna sıcak bakmayabilir ancak kararlı olun siz onlardansınız.

Dil bilenler, yabancı misafirlerin merak ettiği konularda bilgi paylaşımı yapabilir.

Tatilcilerin kumsalda ışık ve ateş yakması engellenebilir.

Belediye veya diğer resmi kurumlar aracılığıyla sokak aydınlatmaları sahilin ve insanların ihtiyaçlarını etkilemeyecek bir şekilde perdelenebilir.

Deniz kaplumbağalarını rahatsız eden davranışlarda bulunan kişileri uyararak, bu canlıların kumsallarımızda neslini sürdürmesine yardımcı olabilirsiniz.

 

Hem annelerin hem de yavruların güvenli bir şekilde denize ulaşmaları ve hayatta kalmaları için gerekli çalışmalara insanlık görevi olarak bakıyoruz.

Sizin bu canlı bir belgeselin içine dahil olmanızı, yerinde bu canlıları ziyaret ederek yaşamları için bir şeyler yapmanız dileğiyle.