Arkadaşımız Deniz Aydemir'den mesaj var: 

Almatı - Kapşagay arası bisikletle 115km… İki saat güçlü yağan yağmur yerini çiselemeye bıraktı. Saatlerce çiseleyerek devam eden yağmurun altında steplerin yolunu tuttum. Amacım, her zamanki gibi, hiç kimsenin geçmediği yolları bulmaktı. Şehirden birkaç saat uzaklaştığımda amacıma ulaşmış ve kimsesiz bir arazide kaybolmuştum. Kazakistan’ın yollarında bisiklete binmek "öte kiyın" (çok zor). Şehirlerarası yollar bile dar, mıcırlı ve kumlu, yol kenarları çamurlu. Ülkenin çoğu çöl ve steplerle kaplı olduğundan mesafeler uzun, çoğu zaman su ve dinlenecek yer bulma güçlüğü çektim. Hava kararmaya başladığında yağmur dinmişti, ama hala steplerin ortasında bir yerdeydim. Ne telefonum çekiyordu, ne önümde bir yol vardı, ne de yol soracak bir kişi. Günbatımı fotoğrafları çekerken ufukta kocaman ve siyah bir at belirdi. Ata yaklaştıkça ona binen çobanı ve sonra da arazinin üzerinde onun koyun sürüsünü gördüm. Keşiriniz! (Afedersiniz!) Kömektesiniz! (Yardıma ihtiyacım var!) diye bağırdım. Çoban Aytaş, önce durdu, afalladı -herhalde daha önce o steplerin ortasında benim gibi birisini görmemişti. Bir-iki dakika muhabbet ettik. O arada kısacık da olsa onu videoya almama izin verdi. Sonra da bana yolu tarif etti. Geceleri yollar kapkaranlık. Sokak lambaları olmadığından, Ay'ın ve geçen arabaların farları dışında ışık yok. Bu oldukça tehlikeli bir durum yaratsa da, ışık kirliliği olmadığı için çölün ortasında gökyüzünün büyüleyici güzelliğine bakarak bisiklete binme keyfini de beraberinde getiriyor.

Time Travels Through Sounds hakkında: https://www.facebook.com/timetravelsthroughsound?ref=ts&fref=ts