Uluslararası Dünya Su Günü, 1992 yılından beri her yıl 22 Mart’ta tatlı su kaynaklarının önemine dikkat çekmek için kutlanıyor. Her yıl farklı bir tema ile kutlanan günün 2019 yılı Dünya Su Günü teması “Kimseyi Geride Bırakmamak” olarak belirlendi. Kimseyi geride bırakmama hedefi ile tüm ülkelerdeki insanların herhangi bir ayrıma tabi tutulmaksızın insan haklarından yararlanmasının sağlanması hedefleniyor.

Sayılarla Su

* Bedenimizin %65’i sudan oluşur.

* Dünyanın %70'i suyla kaplı. Bu suların %97’si okyanus ve denizlerde bulunur; tuzlu olduğundan içilemezler.

* Geriye kalan %3’lük bölümü tatlı sudur. Tatlı suların %77’si kutup bölgelerinde, %22’si yeraltı kaynaklarında bulunuyor.

* İnsanlar dünyadaki suyun %1’lik bölümünü kullanabilir. Bu su, yalnızca göller ve nehirlerde bulunuyor. Bu nedenle tatlı su kaynaklarının korunması büyük önem taşıyor.

* Dünyada suyun yaklaşık %70’i enerji üretimi, bu enerjinin de %30’u gıda üretimi için kullanılıyor.

* Dünyada yaklaşık 700 milyon insan 43 farklı ülkede su kıtlığı çekiyor.

* 2.1 milyar insanın evinde güvenli içme ve kullanma suyu bulunmuyor.

* 1.8 milyardan fazla insan, hiçbir dezenfeksiyon işleminden geçirilmemiş suları tüketiyor.

* Her gün beş yaşın altındaki 700'den fazla çocuk, güvenli olmayan suya ve kötü temizlik koşullarına bağlı olarak ishalden ölüyor.

* Dünyada her 4 okuldan 1’inde içme suyu yok.

* Küresel iklim değişikliği nedeni ile 1.2 milyar insan aşırı yağışlar, seller ve kuraklık tehlikesi içinde yaşıyor.

* Dünya çapında 700 milyon insanın 2030 yılına kadar yoğun su kıtlığı ile göç edeceği öngörülüyor.

* 2050 yılına kadar tatlı su talebinin %30 artacağı hesaplanıyor.

* Dünyada atık suyun %80’i işlenmeden veya yeniden kullanılmadan ekosisteme geri akıyor.

* Türkiye, kişi başına ortalama 1.500 metreküp ile su azlığı yaşayan bir ülke.

* Türkiye mevcut su kaynaklarını koruyup, gelecek yıllara taşıyamazsa 2030 yılına kalmadan “su fakiri ülke” durumuna düşecek.