“Önce gezegenin sınırlarını, sonra da tüm canlılarla ve birbirimizle aramızdaki bağları fark ettik. Şimdi birlik içinde yeni bir yaşam kültürü oluşturma zamanı...” diyen Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali (SYFF) 1 Aralık’ta başlıyor. Koronavirüs salgını nedeniyle festival, bu yıl da surdurulebiliryasam.net’te çevrimiçi olarak gerçekleşecek. 5 Aralık’a kadar sürecek festivalde, her sene olduğu gibi bu sene de değişimin öncülerine ışık tutan belgeseller ücretsiz olarak izleyicilerle buluşacak.

SYFF2021 seçkisi, birey, aile, kurum, sektör ve toplum ölçeğinde değişimin örneklerini aktarıyor; kaosun içindeki dinginliği, krizin içindeki umudu, karmaşanın ortasındaki adaptasyonu, çaresizliğin güce dönüşmesini gösteren belgesellerle gerçekleşmekte olan dönüşümü gözler önüne seriyor. Bu yılki seçki, öne çıkan Sistem Değişimi, İşiyle Dünyayı Değiştirenler, İklim İçin ve Suyu Düşünenler temaları ile izleyicileri dünyanın farklı yerlerinden ilham verici hikâyelerle buluşturuyor.

SYFF2021 Seçkisi şöyle:

Barınak – Shelter (Yönetmen: Çağatay Ankaralı, Umut Sarıboğa, 2021, Türkiye, 45’)

İklim değişikliği sadece kara hayatını değil, deniz suyu sıcaklıkları arttıkça denizdeki yaşamı da olumsuz etkiliyor. Denizlerdeki en önemli sorunlardan biri de yok olan resifler. Yosunlar, algler, yengeçler, deniz sürüngenleri ve deniz kaplumbağaları gibi pek çok deniz canlısı resiflerde gelişen ve yaşayan canlılardır. Bazı insanlar sudaki yaşamın devam edebilmesi, sahil şeridinin erozyondan korunması, sudaki ekosistemin çeşitlenmesi için yapay resifler inşa ediyorlar. İklim değişikliğini konuşmadığımız yıllarda yapay resifler balık üretimini artırmak için kullanılırken, son yıllarda deniz kirliliğinin önlenmesi, su kalitesinin artırılması, ekosistemin yenilenmesi gibi koruma amaçlı olarak yapılıyor. Peki yapay resifler gerçekten bir çözüm sunabilir mi? Su canlıları için bir barınak olabilir mi?

SYFF2021: İlham Veren Hikâyeler 1

Barınak (Shelter) Yönetmen: Çağatay Ankaralı

*Suyu Düşünenler

Çare – Remedy (Yönetmen: Jakub Šipoš, 2021, Slovakya, 40')

Bir grup gencin tekneyle Kanarya Adaları'ndan Senegal'in güneyine basit su filtreleri götürme yolculuğunun hikâyesi. Görsel mozaik, yedi köyün insanlarının hayatlarını anlatıyor ve Umut İnsanları adlı sivil derneğin Senegal'e su projesinin uygulanmasını gözler önüne seriyor. Remedy, yolculuklarına eşlik eden başarıları ve başarısızlıkları, güçlükleri ve sorunları anlatıyor. Yerel insanların kültürlerini ve yaşamlarını gösterirken, bir yandan da iklim değişikliğinin bölge insanları üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor. Bu projenin etkinliğini ve sürdürülebilirliğini tartışırken, topluluğun yardıma bağımlı hâle gelmesini sorguluyor. Filmin amacı dünyadaki su sorununa dikkat çekmek, iklim değişikliğinin görülür etkilerini vurgulamak ve bizi çevremizde olup bitene karşı aktif bir rol almaya teşvik etmek.

*Sistem Değişimi

Çözümler – Solutions (Yönetmen: Pernille Rose Grønkjær, 2021, Danimarka, 75')

Çağlar boyunca ortaya çıkan her yeni teknoloji hayatlarımızı ve toplumu dönüştürdü ve bugün bu her zamankinden daha güçlü. Dijitalleşmeyle birlikte, yaşayan ve akıllı yeni teknolojiler yoluyla dünyamız bizim kavrayamayacağımız bir şekilde dönüşüyor. Dünyanın önde gelen bilim insanlarından oluşan bir grup insan, New Mexico çölünde gizli meşhur Santa Fe Institute'da 10 gün boyunca kendilerini dış dünyadan izole ettiler. Çevre, ekonomi, demokrasi, sosyal medya, eğitim, kurumların durumu ve yapay zekâyı temsil eden çok farklı bilim alanlarından geliyorlar ve birlikte, hırslı bir hedefe yönelik yeni bir devrim başlatmak istiyorlar: Bilim yoluyla insanlığın geleceğini güvence altına almak için yeni bir paradigmaya giden bir yol bulmak.

*İşiyle Dünyayı Değiştirenler

Değişimin Tohumları: Bilinçli Ticaretin Gücü - Seeding Change: The Power of Conscious Commerce (Yönetmen: Richard Yelland, 2020, ABD, 51')

20 yıl önce bir grup genç girişimci, Brezilya’nın yağmur ormanlarında sürdürülebilir şekilde açai meyvası yetiştirmek için bir şirket kurdu. Bu yolda, farklı bir ekonomik model kullanarak dünyayı değiştirmeyi hedefleyen bir harekete dahil oldular. Bu üçlü bilanço iş modelinde başarı sadece parasal değil, toplumsal ve çevresel etkiler yoluyla da değerlendiriliyor. Uyguladıkları "bilinçli ticaret" günümüzün en zor sorunlarından bazılarını ele alıyor. Bu ödüllü belgesel, izleyenleri "cüzdanlarıyla oy kullanmaya" ve gezegenimiz üzerinde olumlu bir etki yaratmayı hedefleyen markaları ve ürünleri desteklemeye davet ediyor.

*İklim için

Güç Biziz - We The Power (Yönetmen: David Garrett Byars, 2020, ABD, Almanya, Belçika, Birleşik Krallık, Hollanda, İspanya, 39')

Birlikte, yenilenebilir enerji üretmenin faydalarını evimizde yaşayabiliriz. Günümüzde büyüyen topluluk enerjisi hareketine bir milyon Avrupa vatandaşı katılıyor. 2050 yılında, 260 milyon vatandaşın, Avrupa Birliği'nin elektrik ihtiyacının %45'ini topluluk enerjisi yoluyla üreteceği düşünülüyor. Bunun anlamı yerel iş alanları oluşması, enerji faturalarının azalması, daha sağlıklı bir çevre ve toplumsal dokunun güçlenmesi. We The Power, yerel enerji kooperatiflerin yenilenebilir enerji devrimine giden yolu açmalarını ve daha sağlıklı, maddi olarak daha dayanıklı topluluklar oluşturmalarını ele alıyor.

*İklim için

Hidrojenin Keşfi - Discovering Hydrogen (Yönetmen: Nicole Scott, Don Dahlmann, 2021, Almanya, 60')

Hidrojen büyük bir enerji kaynağı. Peki, neden bu kadar tartışmalı bir konu? Eğer karbondioksit salımı yüksek olan enerji kaynaklarından vazgeçeceksek, birçok farklı yeşil enerji kaynağına ihtiyacımız olacak. Bu film hidrojenin hayatlarımızda oynayacağı rolü anlatıyor. Sadece arabalar için değil, çok daha fazlası için!

SYFF2021: İlham Veren Hikâyeler 2

Hidrojenin Keşfi (Discovering Hydrogen) Yönetmen: Nicole Scott, Don Dahlmann

Kara Rota - Black Trail (Yönetmen: Zeynep Şentek, Craig Shaw, Micael Pereira, 2021, Birleşik Krallık, İsviçre, Norveç, Portekiz, Yunanistan, 57')

Lizbon'dan Cenova'ya, Atina'dan Kuzey Buz Denizi'ne, Kara Rota gemicilik sektörünün iklim tartışmasından, yasalardan ve vergilendirmeden kaçışını araştırıyor. Gemicilik sektörü iklimi etkileyen en büyük kirleticilerden biri. Peki değişmeye hazır mı? Yılda 11 milyar tonla, dünyadaki ürünlerin yüzde 90'ını taşıyan gemicilik sektörü küresel ekonominin temel taşı. Her yıl, 30 milyon insan, sinemaları, barları ve yüzme havuzları da olan devasa yüzer kentlere doluşup, uzak diyarlara oraların kültürünü görmeye, yemeklerini tatmaya, şarabını içmeye gidiyor ama tüm bunların bir bedeli var. Bu trilyonlarca dolarlık sektör muazzam miktarlarda sera gazı salıyor ve toksin üreterek iklim değişikliğine katkı sağladığı gibi kıyı bölgelerinde, liman kentlerinde ve şehirlerde her yıl binlerce ölüme neden oluyor.

Mavi Gelecek – Blue Future (Yönetmen: Ante Gugić, Emanuele Quartarone, Rabii Ben Brahim, 2021, Hırvatistan, İtalya, Tunus, 35')

Bir deniz, üç öykü: Aşırı avlanma, balık stoklarının azalması, plastik kirliliği. Akdeniz’in karşı karşıya kaldığı tehditlere sessiz kalmayan ve harekete geçen Marina, Rania ve Simone farklı ülkelerde yaşamalarına ve farklı kültürler içinde büyümelerine rağmen ortak bir endişeye sahipler. Çalışma alanları bile farklı olan bu üç kişi, insanların ve doğanın işbirliği yaptığı, teknolojinin biyoçeşitliliğe zarar vermek yerine onu güçlendirmek için kullanıldığı, sağlıklı ekosistemler ve istihdam yaratmak için yenilikçi projelerin geliştirildiği bir gelecek hayal ediyorlar. Akdeniz bölgesindeki birçok genç profesyonel ve girişimci tehditlerin getirdiği zorlukları üstlenmeye ve sürdürülebilir, güzel bir geleceğe doğru kendi yolculuklarına başlamaya hazır.

Mısır Tohumunun Koruyucuları - The Keepers of Corn (Yönetmen: Gustavo Vasquez, 2020, Meksika, 60')

Yerel çiftçiler, zanaatkârlar ve aşçılar hep aynı hikâyeyi anlatıyor: Bu mısırın kökeninin ve atalarının bu sürekli evrim geçiren tohumu tarımın doğuşundan 21. yüzyıla kadar, 350 kuşak boyunca nasıl koruduklarının hikâyesi. Onların yolundan ilerleyen topluluk liderleri, bilim insanları, aşçılar, bilgileri ve aktivizmleri ile sadece gıda bağımsızlığını ve genetik bütünlüğü, çeşitliliği ve yerel tohumlara toplulukların sahip olmalarını savunmakla kalmıyor, bu dayanıklı kültürel mirasın ve yaşam şeklinin yanında duruyorlar.

Nanodünya: Doğanın Görünmez Güçleri - Nanoworld: The Key to Our Survival (Yönetmen: Pascal Moret, Julien Guiol, 2020, Fransa, 52')

Doğa sonu gelmez bir bilgi kaynağıdır. Üç milyar yıldır süren evrimin ardından, mikroskobik ölçekte bile müthiş mekanizmalar yaratarak, çevremizdeki bitkilerin ve hayvanların kendilerini korumaları, büyümeleri, hareket etmeleri ve unsurların etkilerine karşı durabilmelerine olanak tanımıştır. Bugün "nanodünya" güzelliği ve zekâsı ile hayal gücümüzü zorluyor. Fotonikler sayesinde bilim insanları sonunda onun sırlarını ortaya çıkarıyor. Daha önce görülmemiş farklı bir boyuttaki bu yolculukta, ilhamını doğadan alan çözümlerin, bizi tehdit eden çevresel ve iklimsel zorlukları nasıl ele aldığını göreceğiz.

Ortak Zemine Davet - Building Common Ground (Yönetmen: Lars Ostmann, 2021, Almanya, 90')

Doğanın ve insanların sömürüldüğü bir dünyada nasıl birlikte yaşayacağız? Bu hikâye pek umulmadık bir yerde başlıyor: Burada çok farklı yerlerden gelen gençler, toplumsal, maddi ya da kültürel altyapılarından bağımsız olarak birlikte yaşıyorlar. Paylaştıkları deneyimlerinden öğrenerek, barışa ve sürdürülebilir bir gelecek arayışına odaklanıyorlar. Building Common Ground bu sıradışı okul fikrinin nasıl hayat bulduğunu anlatıyor.

*İşiyle Dünyayı Değiştirenler

Sıfırdan da İyi - Beyond Zero (Yönetmen: Nathan Havey, 2020, ABD, 90')

Dünyanın en kirletici sektörlerinden birindeki küresel bir şirket nasıl temize çıkar?

Küresel bir şirketin genel müdürü hayatını değiştiren bir aydınlanma anından sonra, çevreye yapılan olumsuz etkileri tümüyle ortadan kaldırmak ve bir iş yürütmenin tanımını yeniden yapmak üzere çok riskli bir yola çıktı. Beyond Zero, 2020 yılına kadar, işini dönüştürerek dünyaya hiçbir olumsuz etki etmeyecek hale getirmeyi hedefleyen modüler karo halı üreticisi Interface'in 25 yıllık sürdürülebilirlik yolculuğunu anlatıyor. Başarmak için, derin şüpheciliğin üstesinden gelmeleri, statükoyu terk etmeleri, ve yeni bir sanayi devrimi gerçekleştirmeleri gerekti. Küresel olarak en etik kuruluşlardan biri kabul edilen Interface, iyiye hizmet eden bir güce dönüşen bir işin nasıl gelişebileceğini ortaya koyan başlıca örnek haline geldi. Bu film, şirketlerin iklim değişikliğini nasıl tersine çevirebileceklerini gözler önüne seriyor.

*Suyu Düşünenler

Su Boyu Yansımalar - Reflection: A Walk with Water (Yönetmen: Emmett Brennan, 2021, ABD, 79')

Suyun ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz: yaşam olan her yerde, ekosistem içinde suyun vazgeçilmez bir rol oynaması kaçınılmazdır. Yönetmen Emmett Brennan bu belgeselde, su yollarının kıyısında yaptığı 300 kilometrelik yürüyüşün eşliğinde, suyun çevre için taşıdığı hassas ve hayati önemi toplum olarak unutmaya başladığımızı gösteriyor. Film, iklim krizinin ortasında aydınlatıcı bir araştırma ile yaşamın en temel kaynağına bakışımızı yeniden ele almamızı sağlıyor.

Ütopyaya Giden Yol - Journey to Utopia (Yönetmen: Erlend E. Mo, 2020, Danimarka, Norveç, 89')

Aile huzuru iklim kriziyle buluşuyor. Aydın, ileri görüşlü Mo ailesi Norveç'teki çiftliklerinde örnek bir hayat sürüyorlardı. Ama son zamanlarda, iklim kaygısı ve üç çocuklarına bırakılacak dünyayla ilgili korkuları uykularını kaçırıyordu. Cesur bir hamleyle, aile harekete geçmeye ve Permatopia'ya taşınmaya karar verdi. Bu, Danimarka'da yeni bir kendine yeterli, organik çiftlik kooperatifiydi. Ama her biri farklı beklentilere ve hayallere sahip beş dikbaşlı bireyciden oluşan bir aile için komün hayatı gerçekten sürdürülebilir bir çözüm olabilir mi? Bu iç açıcı ve vahşice dürüst film, iklim değişikliğinin gölgesinde gerçek bir değişim yaratmak isteyen bir ailenin yolculuğunu anlatıyor.

SYFF2021: İlham Veren Hikâyeler 3

Ütopyaya Giden Yol (Journey to Utopia) Yönetmen: Erlend E. Mo

*Sistem Değişimi

%25 Devrimi - The 25% Revolution (Yönetmen: Dries Coomans, Bastiaan Lochs, Tone De Cooman, 2021, Belçika, 21')

Topluma yeniden şekil vermek için bir azınlığın ne kadar büyük olması gerekir? Al-Yap-Kullan-At ekonomimiz gezegenimizi ve bizi hayatta tutan sistemleri tahrip ediyor. Önde gelen ekonomist ve STK'larla birlikte, insanlar ve doğa için sistem değişikliği talep ediyoruz. %25 Devrimi, mevcut modelimizin gizli bedellerinden, halihazırda var olan alternatiflere ve çevresel yıkım karşısındaki ilham verici direnişe kadar, hemen şimdi yapılabilecekleri gözler önüne seriyor.

Cereyan Eden Devrim - Current Revolution: Nation in Transition (Yönetmen: Roger Sorkin, 2021, ABD, 30')

Güneybatı ABD’de enerji hatlarının ve su sistemlerinin giderek artan aşırı sıcaklardan ve kuraklıklardan etkilenmesinin ve piyasa güçleri nedeniyle kömür santrallerinin birer birer kapanmasının ışığında, küresel enerji dönüşümünün işçiler, aileler, topluluklar, iş ve topluluk liderleri, sistem yöneticileri, yasa koyucular ve çevre aktivistleri açısından ne anlama geldiğini anlatan bir yolculuk. Bu film, karbonsuz bir geleceğe doğru hızla değişen enerji ekonomisi içinde bundan etkilenen işçiler ve topluluklar için adil bir geçiş sağlamaya yönelik yol haritasını çıkarıyor ve bu süreci hızlandırmak için bize yol gösteriyor.

Çobanın Şarkısı - Shepherd's Song (Yönetmen: Abby Fuller, 2020, ABD, 21')

San Francisco’da büyüyen Jenya çevresindeki dünyanın değiştiğini fark eder ve ebeveynlerinin ölümünün ardından bir ait olma ve bağlantı kurma arayışına çıkar. Bu film onun koyun sürüsüyle birlikte ekosistemleri onarma çabasını ele alıyor. Onun bu yolculuğu aracılığıyla, bu film bizi çevremizdeki doğal dünyaya anlamlı bir şekilde katılma becerimizi düşünmeye ve doğayı iyileştirirken kendimizi de iyileştirme fırsatı bulduğumuzu görmeye davet ediyor.

Çöpdeniz - Our Sea of Waste (Yönetmen: Morade Azzouz, Anca Ulea, 2021, Fransa, 26')

Her yıl sularına yaklaşık 200.000 ton plastik atık karışan Akdeniz, Avrupa'nın en kirli denizi. COVID-19 salgını nedeniyle daha fazla tek kullanımlık maske ve eldiven denize akarken, bireyler tedarik zincirinin üst aşamalarında kalıcı çözümler bulmak için harekete geçiyor. Atık denizimiz, bizi Fransa'da bunu yapan bazı insanlarla ön saflarda buluşturuyor. 

İnga Ağacı ile Yaşamın Dönüşümü - Transforming Lives and Landscapes - The Inga Tree Model (Yönetmen: Mike Hands, 2021, ABD, 11')

Kes-yak tarımı dünyanın son yağmur ormanlarını yok etmekle kalmıyor, atmosfere büyük miktarda karbondioksit de salıyor. Ama dünya çapında 250 milyonu aşkın çiftçinin hayatta kalmasının tek yolu bu. İnga Yolu Ekimi uygulanmasıyla, kes-yak yöntemine sürdürülebilir bir alternatif sunularak bu değiştirildiği gibi, gıda güvenliği, beslenmenin geliştirilmesi, yağmur ormanlarının ve su kaynaklarının korunması, toprağın iyileştirilmesi ve karbon tutulması yönünde önemli adımlar atılıyor.

Plankton (Yönetmen: Eskil Hardt, 2020, Danimarka, 3')

İklim değişikliği okyanusların temizlenmesiyle yavaşlatılabilir mi? Planktonlar iklim açısından ormanlar kadar büyük bir rol oynamalarına rağmen hem sanayideki hem de kişisel olarak kullandığımız ürünlerdeki mikro plastiklerden ve zehirli kimyasallardan en çok zarar görenler de onlar. Peki günlük hayatımızda küçük değişiklikler yaparak bu krizi çözebilir miyiz?

Tibetli Su Hasadı - Tibetan Harvest (Yönetmen: Jasraj Padhye, 2021, Hindistan, 18'

1959 yılında liderleri 14. Dalai Lama'yı takip eden 150.000 Tibetli mülteci Hindistan'a kaçtı. Dünyanın en büyük Tibet mültecileri topluluğu olan Karnataka eyaletindeki Doeguling, kurak iklimi ve su azlığı nedeniyle Tibetliler için zor bir yer. Su krizini çözmek için topluluğun yerel su komitesi başkanı Tenzin Thakpo, Tibet mülteci kampında yağmur suyu hasadı uyguladı ve bu şekilde artezyen kuyuları yeniden doldu. Çevre köylerin de aynı su kıtlığından muzdarip olduğunu farkeden Tenzin, bu köylere ulaşarak geliştirdikleri yöntemle kuyularını doldurmalarına yardım etmeyi teklif etti. Tibetli topluluğunun bu girişimi yalnızca 3.000 köy evine su sağlamakla kalmadı, iki toplum arasındaki bağları da güçlendirdi.

Birlikte ne yapabiliriz?

Sürdürülebilir bir yaşam kültürü için insanlık olarak birlikte hareket etmenin hayati önem taşıdığı ve değişimi gerçekleştirmek üzere her birimizin katkısının çok değerli olduğu bu dönemde, topladığı hikâyelerle bunu başarabileceğimize dair güvenimizi canlı tutmaya davet eden SYFF, izleyicilerine şu soruyu soruyor: 2050’de nasıl bir dünyada yaşamak istiyoruz ve bunu yaratmak için birlikte ne yapabiliriz?

Festival, filmlerin ardından kendi hikâyelerini yaratanları ve yaratmak isteyenleri buluşturan söyleşi etkinlikleri düzenlemeye de davet ediyor. İsteyenler söyleşi organizasyonları için surdurulebiliryasam.net adresinde açıklanacak programdan kayıt yapılabilecek.