1994’ün Mart ayında ilk konusunu çalışmak üzere başladığı fotoğraf ve doğa sevdasını son anına kadar sürdürdü Cüneyt Oğuztüzün. Anadolu’nun her yerine gitti, unutulmaz fotoğraflar çekti; bize yaşadığımız toprakların ne kadar değerli olduğunu hatırlattı. Yakın dostu Özcan Yüksek’in deyimiyle “on iki ayın on bir ayı doğadaydı, bir tepede tüm gün bir bulutu beklerdi”.

“Cüneyt Oğuztüzün’ün hikâyesi de âşığı olduğu Anadolu’ya benzer; ömrü, zarafet ve sabırla işlenmiş bir isyandı, Cüneyt belki tam da bu nedenle kurulu düzeni reddederek ömrünü Anadolu’yu fotoğraflamaya adamıştır” diye yazmıştı dokuzuncu sayımızda Doğa Derneği’nin eski genel müdürü Güven Eken.

Cüneyt Oğuztüzün ise hikâyesini şöyle anlatmıştı zamanında: “Anadolu’nun bozulmamış doğasını, kırsal yaşamın ve çalışmanın geleneksel unsurlarını, kültürel mirasını çarpık bir modernleşme karşısında bozulmadan, kaybolmadan belgelemek, Anadolu projemin başlıca motivasyonlarından biri.”

Oğuztüzün 2 Aralık 2015’te yaşamını adadığı doğaya döndü. Anadolu doğasının tarihi halen Cüneyt Oğuztüzün’ün 20 yıllık fotoğraflarında saklı.