Magma, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beş Şehir adlı eserini kılavuz edinerek tarihi şehirlerdeki kültürel yağmanın, yeşil kıyımının, kimliksizleşmenin, tek tipleşmenin, betonlaşmanın ve dönüşümün haritasını çıkarıyor. Şehirlerin sokaklarında dolaşıyor, elde kalanları fotoğraflıyor; zamanı geriye sarıp arşivlere dalıyor; 40’ların, 50’lerin fotoğraflarını çıkarıyor...

Tanpınar, edebiyatımızın aşılamayanlarının başlarında gelen Beş Şehir’i, “hayatımızda kaybolan şeylere duyulan üzüntüyle yeniye karşı duyulan iştiyak” olarak açıklar. Biz de yazarın destanî ve muharip gördüğü Ankara’sında; Dostoyevski ile tanıştığı Erzurum’unda; dışarıdan gösterişsiz içeriden zengin Orta Anadolu insanına benzettiği Konya’sında; tarihle tabiatın işbirliği dediği Bursa’sında; hakiki ruh mimarımız dediği İstanbul’unda, “elimizde ne kalmış”ın, “ne haldeyiz”in hikâyelerini derliyoruz. Yazı dizimiz, Magma’nın dördüncü sayısıyla birlikte Ankara’dan başlıyor!