Dr. Aysun Tokatlıoğlu / Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi:Yeryüzü dergisi Magma, ilk çıktığı zaman “Coğrafi Yazılar” dersim vardı. Derse yol arkadaşı bulmuş gibi olduk. Zamanla gezi edebiyatı ve kültürü üzerine bir başka ders daha ortaya çıktı. “Gezi Edebiyatı” dersimde yol-yolculuk anlatımları için, “Coğrafi Yazılar” dersimde yer-kültür bilgilerinin yazınsal değer kazanmasıyla ilgili çeşitli yazılar okuttum. Magma, araştıran, gezen yerli yazarlarının sahadan ortaya koyduğu yazıların seti olarak elimizin altında bulunuyordu. Çöpe atılmayan, kitaplıkta yeri olan bir dergidir; her zaman başvuru kaynağımızdır. Yazılanların çeviri ve derleme ürünü olmaması, özellikle etik olarak tüketici turistik reklam ayartıcılığına, dil ve macera yapmacıklığına hiç yer vermemesi, bizim için önemli bir tercih nedeni. Ayrıca, ders materyali olarak erişim ve paylaşım kolaylığı da var.

Magma; söylenceler, yaşantılar, geçmişten ve günden kesitler, görülenin arka plan değerlendirmesi, coğrafi ve görsel malzeme sunan bir dergi. Mimari ve somut olmayan kültürel varlıklardan antropolojik, arkeolojik inceliklere uzanan ve değişik konularda yüzeysel ve yığma olmayan sunumları var. Güven ve saygı yaratan yönü: Konularının tarihi miras sorumluluğu ve doğa duyarlılığıyla ele alınmış ve işlenmiş olması.

Fotoğraf ve görsel seçmelerinin de bir anlatımı, etkili bir dizilimi söz konusu. Magma, hikâye-görüntü bağlamında sanat dergisi gibi. Fotoğrafçılık, sinema ve televizyon bölümünden gelen öğrencilerim bu yönünü değerlendiriyor ve beğeniyorlar.

Bu yıl “Dünya Kültür Atlası” ve “Politik Coğrafya” ihtiyacını görerek bu isimler altında yeni dersler açtım. Başka ve uzak kültürlere merakı uyandıran ve karşılayan programlar… Tabii bu, doğrudan ansiklopedik enformasyonla olmaz, onu özümlemiş anlatılara muhtacız. Üniversite gençliğinin dünyaya açık enerjik tanıma merakı, Erasmus-Work and Travel gibi gönüllü çalışma ve arkadaşlık kamplarıyla nasıl karşılık buluyorsa, entelektüel düzlemde bu tip derslere ve dergilere ilgiyi yoğun ve sıcak tutuyor. Sırf dersin adından seçmeli olarak açılmış bir dersin bir günde tüm kontenjanını doldurması, bir yayın tekeline ait olmayan korumasız bir derginin 50 sayıyı bulması gençlerin dünyayı öğrenme merakı ve isteğiyle açıklanabilir.

Uzam ve zamanda (uzak-yakın fark etmez) ele alınan konunun tazelik içinde sunulması tecrübe işidir. Magma ekibini 1992’den beri takip ediyorum, Magma yeryüzü dergisini 49 sayıdır, derslerimde değerlendiriyorum. Her alanda işin ehli devrededir; onların gözetiminde süzülmüş metinler has okuma parçaları olarak önümüze gelmekte. “Dünya yurttaşı” olmuş bir Türkiye dergisidir. Bu, hem yayımcılık hem akademik bakımdan kazanılmış bir değer olarak çok önemlidir. İnsani ve ekolojik hassasiyetlerinin, bilgi donanımını edebi anlatımla bütünlemesinin, onu üniversite gençliğiyle buluşturduğunu düşünüyorum.

Magma turizm sektörünün kuyrukçuluğunu yapmaksızın okurunu buldu, bir bakıma okurunu yetiştirdi, okuruyla ilerledi. Yerli ürünün yaşatılmadığı bir iklimde, Magma 50. sayısına erişilebildiyse, bu, ilk sayıya niyetlenenlerin ilke ve emeğinde, önceden yarattıkları okur birikiminde saklıdır. 100. sayıya doğru ilerlemeyi de ilk ellideki verimlilik taşıyacaktır. Okuru ve okutanı olarak böyle görüyorum. Yaş günü kutlu olsun.