Sazlarını kucaklarında değil göğüslerinde, kalplerinin üstünde tutarlar... Rüzgârlarla dolaşır ağıtlar; Hazar ötesine ulaşır titreyen nağmeler...
Düğünlerde, güreşlerde, çayhanelerde, yaylada, çayırda, nehir kıyısında ya da müzik meclislerinde yükselir büyülü sesler...
Asırlar öncesine dayanan ozan külliyatını geliştirip sürdüren Azeri âşıklar, İran’da Azeri toplumunun kültürel semasını aydınlatır.
İran’da Azeri âşıklar, bazı özel bar ve kafelerde bir araya gelir, sohbet eder, saz ve zurna çalar, şarkı söyler.
Artık daha az olmakla birlikte düğünlere de çağrılırlar.
Fotoğrafta Tebriz, Sohrul Köyü’nde âşıklar bir düğüne gidiyor.
Genelde üç veya dört kişi olarak yer alıyorlar düğünlerde: Kavalcı, zurnacı, balabancı ve saz ifacısı.
Düğünde destan ya da şarkıyı kavalcı ve saz ifacısı söyler.