Ruhaniyetli bir şehirdi. Osmanlı’nın dibacesiydi, bir safiyet gülüydü. İnsanın en saf şeklinde kendini gördüğü sihirli bir beldeydi. Zamanın billur bir avize gibi sarktığı gök kubbenin altında maneviyatın tahtıydı. Magma, Tanpınar’ın Bursa’sını, ovanın yeşilini ve göğün mavisini aradı. Şehir betona boğulmuştu ama “mimarilerin en ilahisi” hâlâ yaşıyordu.
Hayat bir maceradır.