Frontiers in Psychology dergisinde yayımlanan bir çalışmada, Stanford ve Oregon üniversitelerinden araştırmacılar sanal gerçekliğin çevre konularında eğitimimizi ve yaklaşımlarımızı iyileştirmede son derece güçlü bir araç olabileceğini gösterdi. Yani okyanuslardaki asitlenmenin bir simülasyonunu deneyimlemek konuya bakış açımızı anlamlı şekilde değiştirebilir.

Araştırmacılar, Stanford okyanus asitlenmesi deneyimini yaklaşık üç yüz lise ve üniversite öğrencisine ve yetişkine yaşattı. Simülasyonda, her katılımcı sualtında denizkestanelerinin, mercan balıklarının, salyangozların ve diğer pek çok canlının sarıp sarmaladığı bir mercan adasına tutunmuş pembe bir mercan oluyor. Simülasyonun sonuna doğru, mercan adasının yüzyılımızın sonundaki haline gelindiğinde, o rengârenk çeşitlilikteki türler gidiyor, yerlerinde sümüksü yeşil yosunlar ve asitli sulara dayanıklı çitari balıkları yaşıyor. Sonunda, sanal mercan adası parçalara ayrılıyor. “Okyanuslarda asitlenme devam ederse mercan adanız gibi bir zamanlar biyolojik çeşitlilikle dolup taşan pek çok ekosistemde sadece otlar yaşayabilecek” diyor arka plandaki anlatıcı.

Çalışmanın başyazarı David Markowitz şöyle diyor: “Farklı yaş grupları, öğrenme ortamları ve içerikleri dikkate alındığında, insanlar kısa ve sürükleyici bir sanal gerçeklik deneyimiyle okyanus asitlenmesinin süreç ve etkilerini daha iyi anlıyor.” Sanal gerçekliğe tekrar maruz kalmanın etkileri ve bu etkilerin zaman içindeki sürekliliği üzerine soru işaretleri olsa da doğru hazırlanmış bir sanal gerçeklik deneyimi doğru insanlarda doğru farkındalıkları uzun sürelerle koruyabilir.