Arkeologlar uzun zamandır yerleşik ve çok nüfuslu toplumlarda anıtsal mimarinin kökenini sorguluyordu. Yakın zamana kadar bilimciler, ancak şehirleşme ve yerleşik hayata geçişle birlikte insanların mezarlıklar gibi karmaşık yapılar inşa etmek için organize olabildiğini iddia ediyordu. Ancak Göbeklitepe gibi yapılar bu teorileri çürütmeye başlamıştı. Sahra Altı Afrika’da dağınık bir şekilde yaşayan hayvancıların da anıtsal yapılara öncülük yaptığı ortaya çıktı ve bu yapıların inşasının yerleşik hayattan önceye dayandığı bir kez daha kanıtlanmış oldu.


Eski Defin Çukurları 1

Kuzey Lotgaham’daki toplu mezardan çıkan taş kolye uçları ve küpeler.

Kenya’nın kuzeyinde bulunan Turkana Gölü’nün kıyısındaki Lotgahan Kuzey Dikit alanında yüzlerce ölüyü barındıran devasa toplu mezarlar bulundu. Bu yapılar yaklaşık 5.300 yıl önce doğu Afrika’nın en eski anıtsal yapılarından birini bölgedeki koyun çobanlarının ölülerini gömmek için yaptığını ortaya çıkardı. Gölün kıyısına açılan çukurlara toplu bir şekilde gömülen ölüler için bu mezarları inşa etmek ciddi bir işgücü demekti. Alanda yapılan kazılar, insanların kıyıdaki kumları yaklaşık 100 metrekare boyunca dipteki kayaya kadar kazıp defin oyukları açtıklarını ve buraya kadın, erkek, çocuk birçok kişiyi kişisel eşyasıyla birlikte gömdüklerini ortaya çıkardı. Kayaya kazdıkları bu çatlaklar dolduğu zamansa vücutları çukurun başına toplayıp her cesedin başına ve vücuduna taşlar dikmişlerdi. Bunu yaklaşık 700 yıl boyunca yaptılar. Daha sonra bir noktada bilimcilerin de anlamadığı bir nedenden dolayı ölüleri bu şekilde gömmekten vazgeçtiler ve henüz dolmamış olan çatlakları çakıl taşlarıyla doldurup bu noktaları işaretlemek için bir sürü dev bazalt dikiti kilometrelerce uzaktan buraya getirdiler. O tarihten sonra bilimciler bu alanı keşfedene kadar bölge bir daha gömü alanı olarak kullanılmadı ve bozulmadan günümüze ulaştı.