Dünya'da 2,16 milyon tür tanımlanmış olsa da bilim insanları gerçek sayının bunun çok üzerinde olduğunu söylüyor. Kimi tahminler 8,7 milyona işaret ederken kimileri 1 trilyonu aşıyor. Bu sayıyı net bilmiyor olmamız, ya da en azından iyi bir tahmine sahip olmamamız neredeyse akıl almaz bir şey. Ancak gerçek şu ki, bu soru dünyanın taksonomistlerinin birbirinden çok farklı tahminler ürettiği bir alan.

Gezegenimizi paylaştığımız türlerin sayısı, canlı dünyasını anlamanın en temel sorusu gibi görünse de bilim dünyasının henüz kesin bir yanıt veremediği bir muamma olmayı sürdürüyor.

Uluslararası Doğa Koruma Birliği'nin (IUCN) Kırmızı Listesi, tanımlanan tür sayısını 2022 itibarıyla 2,16 milyon olarak kayıt altına almış; bunların 1,05 milyonu böcekler, 11 binden fazlası kuşlar, yine 11 binden fazlası sürüngenler ve 6 binden fazlası memelilerden oluşuyor.

Ancak bu rakamın bile yanıltıcı olabileceği uyarısı geliyor. Tanımlanan türlerin yaklaşık yüzde 20'sinin "sinonim" olduğu, yani aynı türün farklı bir adla yeniden tanımlanmış tekrarları içerdiği tahmin ediliyor. Düzeltmeler yapıldığında gerçek sayının 1,7 milyona yaklaşabileceği öne sürülüyor.

Gezegenimizi kaç türle paylaşıyoruz? 1

Peki gerçekte kaç tür var? En çok atıfta bulunulan tahminlerden birinde Camilo Mora ve ekibi dünyada yaklaşık 8,7 milyon tür bulunduğunu öne sürüyor; farklı araştırmalar ise 3 milyondan 100 milyonun çok üzerine uzanan tahminler sunuyor.

Bu devasa farkın birkaç nedeni var. Birincisi "tür" kavramının nasıl tanımlanacağı sorunu: Bilim insanları kimi zaman tek bir türü ikiye ayırırken kimi zaman ayrı sanılan iki türü birleştiriyor. İkinci güçlük ise memeliler veya kuşlar kadar iyi incelenmemiş gruplar için tahmin üretmek; anlaşmazlığın büyük bölümü böcekler, mantarlar ve mikroorganizmalar üzerinde yoğunlaşıyor.

En büyük belirsizlik ise bakteriler ve arkelerde. 2017 tarihli bir araştırma Dünya'da 1 ila 6 milyar tür bulunduğunu ve bunların yüzde 70 ila 90'ının bakterilerden oluştuğunu tahmin ediyor.

"Kaç tür var?" sorusunun dürüst cevabı, gerçekten bilmiyoruz. Milyonlardan milyarlara uzanan tahminler arasında en büyük belirsizlik, henüz tanımlanmamış küçük yaşam formlarında gizli; keşfedilmeden yok olan türlerin de olduğu düşünüldüğünde bu bilgi boşluğunun biyoçeşitlilik kaybını izleme açısından da ciddi sonuçları var.

Kaynak: Our World In Data