2015 yılında temel çerçevesi sürdürülebilir üretim ve tüketim olarak belirlenen Dünya Çevre Günü’nün sloganı şu: “Yedi milyar rüya. Tek dünya. Tüket sorumluca...”

Küresel tüketim verileri insanların, dünyanın üretebileceğinden çok daha fazlasını tükettiğine işaret ediyor. İnsanlık bu hızla tüketmeye devam ederse 2050 yılında 9,6 milyara ulaşacak; bu durumda dünya nüfusunu yaşatmak için dünya gibi üç gezegene daha ihtiyaç duyulacağı belirtiliyor. Bu kapsamda, 2015 Dünya Çevre Günü modern toplumun temel ihtiyaçlarından hareketle su, gıda ve enerjiyi odak noktasına aldı. Suyun, gıdanın ve enerjinin sorumlu tüketimi, günümüzde büyük kısmı kentlerde yaşayan insanların tercihleri ve yaşam kültürüyle bağlantılı.

Dünyadaki suyun yüzde 3’ü içilebilir yani tatlı su kaynakları. Dünyada bir milyardan fazla insanın henüz tatlı suya ulaşma imkânı bulamıyor. Doğal ekosistemler suyu ücretsiz sağlıyor ancak onu dağıtacak altyapı pahalı ve yapımı için kaynağa ihtiyaç duyuluyor. Enerji teknolojilerinin yaygınlaşması ve gelişmesine rağmen OECD ülkelerinin enerji tüketiminin 2020 yılında günümüzden yüzde 35 daha fazla olacağı tahmin ediliyor. Bu enerjinin büyük kısmı taşıma ve yolculuklarda tüketiliyor. OECD ülkelerinde 2020 yılında araç sahibi sayısının yüzde 32 artması bekleniyor. Hane halkı dünyadaki enerjinin yüzde 29’unu tüketiyor ve bu, küresel karbondioksit salınımının yüzde 21’ini oluşturmakta. Hane halkının beslenme seçim ve alışkanlıkları da çevresel etkilerin oluşumunda doğrudan sorumlu. Dünyada bir milyar aç, bir milyar da yetersiz beslenen insan yaşarken 1,3 milyar ton besin çöpe gidiyor. Aşırı tüketim hem çevre hem de insan sağlığına zarar veriyor. Gıda sektörü dünyadaki enerji tüketiminin yüzde 30’u ve karbondioksit salınımının yüzde 22’sinden sorumlu. Tüm bu veriler, insanları su, gıda ve enerji gibi temel yaşam maddelerinin sorumlu tüketimi ve üretimini zorunlu kılıyor.