Beş büyük medeniyete ev sahipliği yapan Hasankeyf’in korunması için yapılan şikayet başvurusunu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) reddetti. Hasankeyf’teki insanlık mirasının Ilısu Barajı’na kurban verilmemesi için Avukat Murat Cano, Magma Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Özcan Yüksek, Prof. Dr. Zeynep Ahunbay, Prof. Dr. Oluş Arık ve Prof. Dr. Metin Ahunbay 2006 yılında başvuru yapmıştı.

13 yıl sonra açıklanan kararda, başvurunun “kabul edilemez” olduğu bildirildi. AİHM üyeleri çoğunluğunun aldığı kararın gerekçesinde başvurunun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) hükümlerine uygun olmadığı ve üye ülkeler arasında evrensel kültür mirasının korunmasının AİHS'nin hükümlerine dahil edilmesi konusunda şu ana kadar fikir birliği ve ortak eğilim olmadığı belirtildi.

Özcan Yüksek, projeyi insan haklarına aykırı bulmaları ve ülke içerisindeki hukuki yollardan sonuç alınamaması üzerine AİHM’e başvurduklarını belirterek “Adı insan hakları olan bir mahkemenin bu gerekçeyi geri çevirmesi kendi adına büyük bir talihsizlik diye düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu. Hem kamuoyunda hem de hukuki olarak mücadele verdiklerini söyleyen Yüksek, “Üzülüyorum çünkü Hasankeyf’ gibi önemli bir uygarlık beşiğini yok eden bir elektrik ne işimize yarayacak” dedi.

Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi yaptığı açıklamasında, “Bu üzücü kararla AİHM büyük bir kültürel, ekolojik ve sosyal faciaya neden olacak Ilısu Projesi’ni durduracak sorumluluğu kendisinde görmeyerek, Hasankeyf ve bulunduğu Dicle Vadisi gibi üstün evrensel bir değeri kurtaracak bir adımı atmak istemedi” denildi. “Ilısu Projesi’nin inşaatı son aşamasına geldikten sonra kararın alınması sadece ihmalkarlık mı yoksa bilinçli bir hesap mı?” eleştirisinin yöneltildiği açıklamada AİHM’in sorumluluktan kaçtığı vurgulandı.

Doğa Derneği Genel Koordinatörü Dicle Tuba Kılıç kararı şöyle değerlendirdi: “Hasankeyf ve Dicle Vadisi, milyonlarca yıldır pek çok canlıya yaşam veriyor. Bugün kurduğumuz uygarlığın temellerini bir anlamda Dicle Nehri'ne borçluyuz. Hiç bir mahkeme, doğanın ve kültürün kaderinde söz sahibi olmamalıdır. AİHM kararı ve gerekçesi ne olursa olsun, Ilısu baraj projesi iptal edilmeli ve doğal mirasımız yaşamaya devam etmelidir.”

Hasankeyf’in korunmasına AİHM’den Ret 1

Taş usta sanatının en güzel örneklerinden birini Koç Camisi'nin kapısında görüyoruz. Bu tarihi kapı da yeni beton kent yerleşkesine taşınacak eserler arasında.

Ne Olmuştu?

Başvuru sahipleri, AİHS’in özel yaşama saygıyla ilgili 8. maddesinin, eğitim hakkıyla ilgili 1. protokolün ikinci maddesinin Türkiye tarafından ihlal edildiğini belirterek baraj inşaatının durdurulmasını talep etmiş; Hasankeyf’teki tarihi unsurların parça parça taşınarak başka bir alanda bir araya getirilmesinin bir yarar sağlamayacağı, tarih ve kültürel mirasın zarar görmesi dışında çevre açısından da büyük olumsuzluklar yaşanacağını vurgulanmıştı.

Hasankeyf’in Önemi

On iki bin yıl boyunca zamana direnen Hasankeyf, Ilısu Barajı projesine dayanmakta zorlanıyor. Tarihi kent önümüzdeki dönemler su tutmaya başlaması planlanan baraj projesi ile sular altına kalacak. Oysa Batman sınırlarında Dicle Nehri kenarında bulunan Hasankeyf insanlık tarihi açısından oldukça önemli. Neolitik, Demir ve Helenistik döneme ait kalıntıların bulunduğu Hasankeyf, dünya üzerindeki en eski yerleşim yerlerinden biri. Ilısu Barajı ile insanlık tarihini aydınlatan eserlerin gelecek nesillere aktarılamayacağını savunan uzmanlar, projenin durdurulması gerektiğini belirtiyor.