Mustafa Kemal Atatürk’ün davetiyle 1935’te Türkiye’ye gelen Alman Prof. Dr. Alfred Heilbronn tarafından kurulan İstanbul Üniversitesi Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi’nin geleceği bir süredir tartışma konusu. Beş bini aşkın bitki türünün bulunduğu bahçe ve eğitim binasının 2015’te üniversite bünyesinden alınarak Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredildiği ortaya çıkmıştı. Geçen haftalarda bina ve bahçenin müftülük işlerinde kullanılmak üzere tahliye edileceği haberleri kamuoyuna yansıdı. 83 yıllık birikimin öğrenci ve hocalardan uzaklaştırılacağı iddiası büyük tepkilere neden olurken üniversite müftülükle anlaştıklarını açıkladı.

Üniversitenin internet sitesinden yapılan açıklamada şöyle denildi: “İstanbul Üniversitesi Botanik Bahçesi, İstanbul Üniversitesi öğretim üyeleri ve öğrencileri tarafından eğitim ve bilimsel amaçlı olarak kullanılmaya devam edecek. Botanik bahçesinde sadece binalar boşaltılacak. Binada yer alan laboratuvarlar ve eğitim alanları ise İÜ Beyazıt Yerleşkesi’ndeki başka bir binada faaliyet göstermeye devam edecek. (...) İstanbul Müftülüğü, var olan İÜ Botanik Bahçesi’nin daha da iyi hale gelmesi için İstanbul Üniversitesi ile ortak çalışmalar yürütecek.”

Ancak Fatih Belediyesi CHP Meclis Üyesi Fazıl Uğur Soylu’ya BİMER’den gelen belgede şunlar yazılı: “... sözkonusu taşınmazın İstanbul Üniversitesi’ne tahsisli 14.878.00 metrekarelik kısmının tahsisinin kaldırılması ve Botanik Anabilim Dalı binasının yeni inşa edilecek biyoloji binasına taşınıncaya kadar süre verilmek kaydıyla Müftülük hizmetlerinde kullanılmak üzere Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsisinin uygun görüldüğü bildirilmiştir.”

Bilim Dünyası Tepkili

Bahçenin geleceği belirsiz; akademi yaşananlara ve çelişkili açıklamalara tepkili. Magma’ya konuşan ve ismini vermek istemeyen kaynaklar, üniversitenin yaptığı açıklamayı geçici ve susturma amaçlı olarak nitelendiriyor. Akademik çevreler 83 yıllık birikimin bir kalemde harcandığını belirterek endemik türdeki bitkilerin bir daha yerine konulmasının mümkün olmadığının altını çiziyor. Tahsisin gerekçesinin açıklanmadığı ve bu konuda üniversiteye danışılmadığı da vurgulanıyor.

Yaşananlara öğrenciler de tepki gösterdi: “Okulun internet sayfasından sadece bina alınacak diye açıklama yapıldı ancak bize ulaşan belgede hem bina hem de bahçe ibaresi var. Zaten sadece binayı versek ne olur ki? İnternet sitesinden yayınlanmış iki satırlık bir yazıyı mı hak ediyoruz yalnızca...” Öğrenciler, bir süredir rektörden randevu talep ettiklerini ve kendisine bahçeyi gezdirip önemini anlatmak istediklerini söylüyor.