NASA’nın Caltech Enstitüsü’nde görevli Dr. Umut Yıldız, Türkiye’yi yurtdışında temsil eden bir bilim insanı. Doktora çalışmasında yıldız oluşumunu araştırmış şimdiyse hayali olan Mars’la ilgili çalışıyor. Ayağının tozuyla geldiği Türkiye’de, üniversitelerde konferanslar veriyor. Kendisine uzayı ve Mars’ı sorduk.

__Neden uzayla ilgili çalışmayı seçtin ve nasıl başladın? Seni buna yönlendiren tutkunun kökeninde ne var?

Tutkunun kökenini hatırlamıyorum zira çok küçük yaşlarda başladı; ama ortaokul yedinci sınıfta astronom olmaya karar vermiştim diyebilirim. Bilime ve bilim yapmaya ilgim her zaman vardı, hatta küçükken elektronik devreler, kimya deneyleri falan yapardım.

__Seni en çok etkileyen bilim adamı kimdi? Mesela Nikola Tesla mı?

Hayır, Benjamin Franklin, onun elektrikle ilgili çalışmaları ilham vericiydi. Tesla o zamanlar bu günkü kadar popüler değildi fakat bugünkü gençler arasında oldukça tanınıyor.

__Bugüne kadar hangi misyonlarda görev aldın?

Şu an başlamak üzere olduğum görevim derin uzayda bulunan bütün uzay araçlarının iletişimi için frekans tahsisi ve bunlarla en güvenli şekilde iletişim kurmak. Bundan önce akademisyen astrofizikçi olarak çalıştım. Yıldızların oluşumunu, molekül bulutlarının çöküş dinamiklerini araştırdım. Özellikle Herschel Uzay Gözlemevi’ni kullanarak oksijen, su, karbonmonoksit gibi molekülleri yıldız oluşum bölgelerinde arayıp araştırmalar yapıyorduk. Herschel, 3.5 metre çaplı aynasıyla uzaydaki en büyük teleskop ve doktoraya başladığım sene fırlatıldı. Soğutucu gazın bitmesiyle toplam dört yıl çalıştı ve en güzel tarafı da Hollanda’daki danışmanımın o teleskoptan 425 saat gözlem zamanı vardı. Bu önemli bir süre çünkü bu teleskopta gözlem yapmanın saniyesi 10 euro’ya geliyordu. O misyonda birçok önemli keşifler yaptık, özellikle yıldız oluşumunda su, karbonmonoksit gibi bir çok molekülleri tespit ettik.

__Doktora çalışmanda ne keşfettin?

Doktoradaki en önemli keşfimiz yıldız oluşum esnasında su moleküllerini fark etmekti. Dünya’mızda her yerde su var, acaba bu su nereden geldi sorusunu cevaplamaya çalıştık. Yıldız oluşumunun hangi evrelerinde su var, hangi evrelerinde azalıyor, ortaya koyduk. Bulduğumuz sonuç da yıldızların oluşma anlarında yoğun miktarda su oluştuğu ama en son aşama olan gezegen oluşturan diskte suyun çok azaldığıydı.

__Dünya üzerinde çalışacak bir makine yapmakla, Mars’ta çalışacak bir makine yapmanın ne gibi farkları var? Mars üzerinde çalışan makinanın tasarımında sizi en zorlayan değişkenler neler?

Bir şeyin Dünya’da çalışıyor olmasıyla uzayda çalışacak olması çok farklı. İlk sorununuz onu Dünya’nın dışına nasıl göndereceğiniz? Fırlatma aşamasında uzaya uygun bir şekilde dizayn edilmeli. Çünkü bir roketle fırlatılıyor ve fırlatılma esnasında şiddetli bir şekilde sarsılıyor. Bu esnada elektronik devrelerinin ve oynayan aksamın hiçbir yere çarpmaması lazım. Bu nedenle birçok titretme testlerinden geçtiği gibi ısı testlerinden de geçiyor, çünkü uzayda sıcaklık çok hızlı değişiyor. Neticede bir daha insanın dokunamayacağı, yanlış bir şey gitse tamir etme imkanının olmadığı bir araç yapıyorsunuz ve sağlam bir şekilde gidip vardığı yerde de açılması gerekiyor.

__İlk aşama buradan gitmesi, Mars’ta bir aletin çalışmasıyla, Dünya’da çalışması arasında ne fark var? Mesela radyasyon mu?

Metal aksam belki radyasyondan pek etkilenmeyebilir ama sıcaklık farkı çok fazla, güneş doğuyor sıcaklık artı derecelere çıkıyor, güneşin batmasıyla sıcaklık eksi altmış dereceye düşüyor. Örneğin bardağa soğuk su koyuyorsunuz, ardından boşaltıp sıcak su koyuyorsunuz ve çatlıyor, yani bu şekilde aradaki sıcaklık değişimine dayanabilmesi gerekiyor. Hatta örneğin bir de iniş var. Malum Mars’ın atmosferi Dünya’nın atmosferinin yüzde biri kalınlıkta ve uzaydan aşağı bir tonluk bir cip indiriyorsunuz, çok riskli bir süreç iniş.

__Şu an sinemalarda gösterilen Marslı filmindeki araçlar gerçeğe uygun yapılmış mı? Bunlar yapılabilir, mantıklı tasarımlar mı?

İnsanlar Mars’a indikten sonra zaten bir yıldan uzun süre orada kalacaklar. Malum vakit bol olunca çevreyi dolaşmaları ve ilginç yerlerde araştırmalar yapmaları için bir araca ihtiyaç var. Bugüne kadar zaten birkaç tane rover Mars’a indirildi ve orada yıllardır çalışıyorlar. NASA bununla birlikte yeni jenerasyon Multi-Mission Space Exploration Vehicle (MMSEV) üzerinde çalışıyor ve bu araç, Mars’ın yanında onun uydularına, asteroidlere ve bunun gibi yerlere inip oralarda çalışmayı öngörüyor.

__Mars’a insanlı uçuşlar kaç yılında başlayacak peki?

2035 yılında ilk insanın Mars’a inmesi planlanıyor. Tabii o popüler tek binişlik bilet furyası NASA’yı etkilemiyor. NASA insanın gittiği gibi geri dönmesini de planlıyor.

__Stephen Hawking zeki uzaylıların insanlığı yok edebileceği konusunda uyarıyor, bununla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Kolonizasyon yakın tarihli bir gerçek olduğu ve batılı ulusların tarihinde önemli oranda yer aldığı için bir kısmı böyle düşünebiliyor. Bizden daha zekiyse onların bizi boyunduruğu altına sokabileceğini öngörebiliyorlar. Bence bu Avrupa’nın kültürüyle alakalı, ben şahsen böyle düşünmüyorum. Olur da bir gün Dünya’ya kadar gelirlerse düşmanca davranmaları yerine oturup konuşmayı tercih edeceklerini düşünüyorum.

__Yakın zamanlı projeleriniz var mı?

Hedef Mars diye bir projemiz var. Türkiye’deki lise, üniversite, master ve doktora öğrencileri Mars’a nasıl gidilir ve Mars’ta nasıl yaşanır sorularına cevaplar arayacak. Birçok sorular soracak, takımlar oluşturup çözümler önerecekler. Projelerini Türkçe olarak hazırlayacaklar ve iyi önerileri NASA’nın yarışmalarına göndermeyi istiyoruz. Ayrıca Türkiye içi yarışmaya özgü de bir ödül olmasını planlıyoruz. Bu çalışmamız için sponsor arıyoruz.