Katılımcıları arasında Magma okuyucuları ve sivil toplum kuruluşlarının da yer alacağı yürüyüş, 19 Nisan 2015 Pazar günü, sabah saat 07:55’te Mustafa Kemal’in komuta ettiği 57. Alay’ın savaş alanına yürüdüğü güzergahta gerçekleştirilecek.  Aynı gün, Anzak Koyu’nda kendi kayıplarını anmak üzere toplanan Avustralya, Yeni Zelanda ve İngilizlerle bir buluşma gerçekleştirilecek ve dünya barışı için ortak bir çağrı yapılacak. Ardından tarihçiler ve rehberler eşliğinde Gelibolu Yarımadası’nın savaş hatları, anıtları ve şehitlikleri ziyaret edilecek. Katılım için gerekli duyuru ve bilgilendirmeler Magma Dergisi’nin Facebook ve Twitter hesapları üzerinden yapılacak.

Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı’na yön veren özgürlük ve bağımsızlık tutkusu, Gelibolu Yarımadası’nın siperlerinde olgunlaştı. Tarihe Çanakkale Savaşları olarak geçen ve o devirde dünyanın süper güçleri olarak bilinen büyük sömürge imparatorlukları Britanya ve Fransa ile (Avustralya, Yeni Zelenda, İrlanda gibi dominyon ülkelerle, sömürgelerden getirilen ordularla birlikte) çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğu ordularını karşı karşıya getiren bu savaş, her iki taraf için de bir ölüm kalım mücadelesiydi. 18 Mart 1915’te başladı, 9 Ocak 1916’da saldırgan orduların ağır yenilgisi ve çekilmesiyle sonuçlandı.

Bu savaşın kader anlarından biri ise 25 Nisan sabahı yaşandı. Tarihin sahne ışıkları, o sırada, çıkarma bölgesinden kilometrelerce ötede, Bigalı köyü yakınlarında konuşlanan tümene komuta eden Albay Mustafa Kemal’in üzerine döndü. Mustafa Kemal, ana çıkarma noktasının Arıburnu mıntıkası olduğunu sezmiş ve inisiyatif alarak birliklerini oraya yönlendirmişti. Mustafa Kemal ve birlikleri sabah saat 07:55’te başlayan hızlı bir yürüyüşle Conkbayırı’na ulaştıklarında yamaçları tırmanan binlerce Anzac askeriyle karşı karşıya geldiler. Mustafa Kemal, muharebenin bu en kritik anında, “Size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum!” dediği 57. Alay’a bizzat komuta etti. Bu müdahale tayin edici oldu ve Çanakkale Savaşları’nın kaderini belirledi.