Matematik Köyü İzmir’in Selçuk ilçesindeki Şirince Köyü’ne yaklaşık bir kilometre mesafede, Kayser Dağı’nın yamaçlarına kurulu. Otuz dönümü zeytinlik olmak üzere toplam 55 dönümlük arazide yer alan köy tamamen halkın bağışları ve gençlerin gönüllü emeğiyle 2007’de faaliyete geçti. Yegâne amacı gençlere matematiği öğretmek. Köye yaklaşırken ağaçların arasından gördüğünüz taş kule sanki bir ortaçağ kentine gidiyormuş hissi uyandırıyor. İşte bu noktadan itibaren bambaşka bir dünyaya adım atıyorsunuz. Geziye katılan çocuklar böyle bir yerin hayallerin ötesinde olduğunu söylüyor. Nehir Neğiş diyor ki: “Köyde bir yıl kalsam yine de sıkılmam. Çünkü akşama kadar dışarıda oyun oynadık.” Onur Özkan’ın deyimiyle “köyün sanki sınırları yoktu.” Ceylin Okan da köyü şöyle anlatıyor: “Her yerde küçük taş evler ve gizli geçitler var. Arkadaşlarımla keşif gezileri yaptık. Tahta merdivenden tırmanınca harika bir manzarayla karşılaştık. Her yer yeşildi”.

Aslında Matematik Köyü gezisi çocukları ilk başta hiç heyecanlandırmadı. Sadece ranzalı koğuşlarda birlikte kalacakları için mutluydular. Geziyi Anakent İlköğretim Okulu 4/B sınıfı düzenledi. Köy sadece lise ve üniversite öğrencileri için yaz okulu ve akademik programlar düzenliyor ancak talep öyle yoğun ki farklı yaş gruplarına okul zamanı iki ya da üç günlük programlar yapıp hem matematiği küçük yaşlarda sevdirmeyi hem de devletten destek alamayan köye gelir kazandırmayı hedefliyorlar. Böylece ekonomik durumu elverişli olmayan gençler köyde ücretsiz ağırlanabiliyor. Biz de Nisan 2016’daki gezimiz için başvurumuzu Kasım 2015’te yaptık. Dersleri Ali Nesin veriyor. Programda bir saat yazıyor ama hızını alamayıp iki saatten önce bitirmiyor. Yaklaşık 35 yıldır öğretmenlik yapan 4/B sınıf öğretmeni Özden Çağıran, Ali Nesin’in dersini bakın nasıl anlatıyor: “Hayatımın en zevkli ve heyecanlı matematik dersiydi. Ders interaktif bir tiyatro oyunu gibiydi. Bitse de gitsek diye beklediğiniz derslerden değil! Nesin’in bir öğretmen olarak tahtayı kullanışına hayran kaldım. Ama en çok da sabrına... O koca koca insanların doktora derslerine giren Ali Nesin’in, on yaşındaki çocuğun tahtada problem çözmesini tam iki dakika sabırla beklemesi… Nesin, on yaşına inebildiği gibi bizim çocukları da biraz üst seviyeye çıkardı. Öğrencilerimin üslü sayılar karşısında derse katılımları beni hem şaşırttı hem umutlandırdı. İyi ki Ali Nesin ve onun gibi öğretmenler var!” Peki ya çocuklar ne düşünüyor? Efe Erdağı: “Hayatımın en eğlenceli matematik dersiydi...” İpek İnanç: “Ders yaptığımız yer kocaman, harika bir kütüphaneydi. Ali Nesin müthiş zekâ!” Ece Erkman: “Önce dersin başlamasını hiç istemiyordum, sonra da bitmesini hiç istemedim.” Defne Özgür olan biteni “sorduğu problemler çok değişikti, tavukçunun tavukları sorusunu bilince beni tahtaya kaldırdı, çok heyecanlandım” diye anlatıyor.

Çocukların hiçbiri köyden ayrılmak istemedi. Matematikten nefret eden biri olduğu söyleyen Elif İncirkuş, köyden ayrılırken matematik sevgisinin yüzde on arttığını, ayrılırken tüm arkadaşlarının ağlamamak için kendisini zor tuttuğunu anlatıyor.

Gezinin bir başka şaşırtıcı yanı da köyde tek kuralın köydeki hayvanlara, bitkilere zarar verilmemesi ve yemeklerin israf edilmemesiydi. Çocukların hepsi bu kurala kendiliğinden uydu. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 11 milyon öğrenci var. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 2015’te yaptığı küresel eğitim araştırmasında matematik ve fen bilimlerinde Türkiye 76 ülke arasında 41. sırada. Bu verileri çocukların söyledikleriyle karşılaştırdığımızda keşke Türkiye’nin her ilinde böyle köylerimiz olsa da daha çok çocuk matematiği sevse diye düşünmeden edemiyor insan. Nesin Köyü’nün tarihin ilk matematikçilerinden Miletli Tales’in yaşadığı coğrafyada kurulması tesadüf değildir belki de!