Amerika’nın Illinois eyaletinin batısında, Hopewell Kızılderili mezarlarında ayı dişi ve deniz kabuklarından yapılma bir kolyeyle yaklaşık iki bin yıl önce gömülmüş bir yavru vaşak bulundu. Normalde sadece insanların gömülmesi için ayrılmış bir höyükte bulunan vaşak kemikleri arkeologlarda heyecan yarattı. Keşif, insan mezarı olarak kullanılan bu tip höyüklerdeki ilk törensel hayvan defni ve tüm arkeoloji kayıtlarında rastlanan özel gömülmüş tek yabani kedi olarak sunuldu. Araştırmacılar, köylülerin vaşağı ehlileştirmeye başlamış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor ki bu da kedi, köpek ve diğer hayvanların nasıl ehlileştirildiğine az da olsa ışık tutabilir.

Yavru vaşağın kemikleri aslında 1980’lerde yapılan bir kazı çalışmasında insanlara ait bir höyükte bulunmuştu ve o zaman arkeologlar kemikleri dişi bir köpeğe ait sanarak bir kutu içinde arşivlemişti. Yıllar sonra, 2011 yılında doktora öğrencisi Angela Perri (şu an Max Planck Enstitüsü’nde zooarkeolog), kutudaki kemikleri incelerken onların bir köpeğe ait olmadıklarını anladı. Kemikleri analiz eden Perri, onların 4 ila 7 aylık arasında bir vaşağa ait olduğunu ortaya çıkardı ve Champaign’deki Illinois Devlet Arkeoloji Araştırmaları Merkezi’nde Hopewell Kızılderilileri konusunda uzman olan Kenneth Farnsworth’e gösterdi. Kemiklerin hepsi duruyordu ve üzerlerinde hiçbir darbe izinin olmaması vaşağın kurban edilmediğinin kanıtıydı. Arşiv fotoğraflarını inceleyen Perri, hayvanın özenli biçimde, patileri bir araya getirilerek gömülmüş olduğunu gördü.

Temmuz ayı içinde Perri, Farnsworth ve birkaç meslektaşı Midcontinental Journey of Arkeology dergisinde yayımladıkları makalede, vaşağın bu şekilde gömülmüş olmasının belki de arkeoloji kayıtlarında hayvan ehlileştirmesinin bulunmasına en yaklaşmış örneklerden olabileceğini söyledi. Perri sözlerine şöyle devam etti: “Vaşağın yaşına bakarak köylülerin onu yabandan bulup belki de öksüz olduğu için büyütmeye çalışmış olabileceklerini düşünüyorum. Boynundaki kolyeyse belki de bir tasma işlevi görüyordu ki bu da hayvanın sevilen bir evcil hayvan olabileceğini gösteriyor.”

Washingtonda’ki Ulusal Doğa Tarihi Müzesi’nden zooarkeolog Melinda Zeder ise yapılan keşfin son derece şaşırtıcı olduğunu ve vaşağın belki de ruhani dünyayla bağlantıları temsil etmek gibi bir dinsel işlevi olabileceğini söyledi.