Hatay’da Suriye sınırı boyunca yolu bulunmayan devasa bir volkanik alan yer alıyor. Delicelerin, zeytinlerin ve meşelerin orman yaptığı, yalnızca keçi otlatan Yörüklerin gezdiği bir masal coğrafyası burası. TTKD Hatay şubesinden Abdullah Öğünç ve Profesör Mustafa Sözen bu alanı bir süredir araştırıyor. Sınırın öte yanındaki savaşa rağmen fotokapanlar koyuyor, mağaralara giriyor ve her seferinde yeniden şaşırıyor. Burası halihazırda bir doğa mabedi. Lav akıntılarının arasında kurtlar, saz kedileri, çizgili sırtlanlar ve dağ ceylanları yaşıyor. Türkiye’nin en nadir memeli türlerinden kayalık gerbili bir tek bu alandan biliniyor. Ekiple birlikte çalışan Mustafa Kemal Üniversitesi Coğrafya Bölüm Başkanı Doçent Hüseyin Korkmaz da “leçelik” alanda binlerce yıl öncesinde yerleşim yeri olarak kullanılan 400.000 - 1.200.000 bin yıl önce oluşmuş ve bozulmadan günümüze ulaşmış lav tünelleriyle volkanik mağaralar bulduğunu söylüyor. Yaban hayatı açısından çok zengin jeolojik ve antropolojik açıdan önem taşıyan bu alan tam bir milli park niteliğine sahip. Alanın başına ciddi bir tehdit gelmeden mutlaka korunması gerekiyor, resmi kurumlardaysa burasının organize sanayi bölgesi için ayrıldığı konuşulmakta. Yüzyıllarca ayakta kalmayı başarmış bu mabet şimdilik ayakta ama ne kadar?