Motorlu taşıt kullanmadan, yalnızca develeriyle göçen tek halk, Sarıkeçililer, Toroslardaki Hacıbaba Dağı’nda yerel belediye zabıtaları ve görgü tanıklarına göre jandarma tarafından tartaklandı, çadırları söküldü, tahrip edildi. Sarıkeçililer’in dün düzenlediği etkinlikte bulunan Magma okurları olaya tanık oldu. Göç etkinliğinde göçebelik kültürü ve su sorunu da tartışılıyordu, özellikle Sarıkeçililerin hayvanlarına içirdiği Hacıbaba suyu gündeme alınmıştı.

Aldığımız bilgilere göre olay şöyle gelişti:

Etkinlikte taş ocağına beş yıl önce aktarılan yayla suyu tartışıldı. Maden şirketinin mühendisi de gelmişti ve o da bir konuşma yaptı. Sonrasında, Kazımkarabekir Belediyesi Başkanı ve iktidar partisinin il yöneticileri tarafından panelden uzaklaştırıldı. Sonrasında, Belediye Başkanı Ali Rıza Alanlı, Sarıkeçililer Derneği Başkanı Pervin Çoban’a uyarılarda bulundu. Artvin’den katılan bir konuşmacının Hes’lerin kendi yöresine verdiği zararları anlatmasını, AKP’liler “vatana ihanet” diye niteliyordu.

Şenlik sonrasında eğlence bölümüne geçildi. Bu defa da, namaz kılınacağı söylenerek sesin kesilmesi istendi. Sarıkeçililer sesi kesti. Sonrasında, göçerlerin jeneratörünün anahtarı sökülüp alındı. Sarıkeçililerin ısrarına rağmen, sökülen anahtar geri verilmedi. Bunun üzerine göçerler, durumu orada bulunan kaymakama iletti.

Kaymakam katılımcıların misafir olduğunu, ne ihtiyaçları varsa giderilmesini belediye başkanı ve belediye işçilerine söyledi. Jeneratörün yeniden çalışmasının ardından aynı vakit namazı için bu defa “başkan namaz kılacak” diyerek, sesin kesilmesi yönünde uyarı geldi. Ses yine kesildi.

Kaymakamın olay yerinden ayrılmasının ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca tahsis edilen su tankeri, il özel idaresine ait çöp kovaları alandan alındı. Bunun üzerine, kazanlarını doldurmak isteyen Sarıkeçililere, “yok size su” cevabı verildi. Sarıkeçililer, gidenin ardından su dökülür diyerek tankerin ardından bir güğüm su dökünce, öfkelenen belediye başkanı ve işçileri tarafından hakaret ve saldırıya uğradı. Jandarmalar etkinlikten ayılırken komutanları da Sarıkeçililerin üstüne yürüdü. Sonunda valinin araya girmesiyle, jeneratör obada bırakıldı. Bunu alkışlarla kutlayan Sarıkeçililer, belediye başkanının “bunları bitirin” tehdidiyle karşı karşıya kaldı.

Sabaha karşı Sarıkeçililer etkinliği bitirip misafirleri otobüse götürürken, yayladan ilçeye inen yolları bir araçla kesildi. Belediye elemanları göçerleri burada da tartaklamaya başladı. Jandarmanın geleceğini öğrenince hızla uzaklaştılar.

Sarıkeçililerin, gece boyunca araçlarla jandarma karakoluna getirilip sorgulandığı Magma’ya bildirildi.

Olaylara başından sonuna tanık olan Magma okurlarının, bize geçtiği son mesaj da şöyle:

"Bu yürekli kadının (Pervin Çoban) ellerinden öperiz..  Son iki gündür Sarıkeçililer 11. Göç Kervanı Etkinliği'ndeydik. Yalnız değildi. Sarıkeçililer, memleketin dört bir yanından desteğe geldiler. Kardeşlik ve barış sözde değil özdeydi. Konumuz su sorunlarıydı. Yüzyıllardır bu dağlarda göçer olan insanlarımız göç sahası yakınlarında kurulan maden ocağı nedeniyle susuz kalmışlardı. Dertleri bunu anlatmak, bizi yalnız bırakmayın demekti. Ne oldu peki? Siz şenliğinize bakın madene karışmayın sözleriyle beraber aşağılamalar, sözlü tacizler, tehditler... ilerleyen saatlerde Kazımkarabekir belediye başkanı başta olmak üzere belediye çalışanları üzerimize yürüdü, çadırları dağıtmaya çalıştı, su tankerini, kendilerine ait olmayan jeneratörü hatta çöp kovalarını bile götürüp bizi cezalandırmaya kalktılar. Direndik.. Jeneratörü kurtardık. Pervin Anamızı şikayet ettiler ve ifadesini aldırdılar. Ertesi gün şenlik alanından ayrılan bir grup arkadaşımızın araçlarla yollarını kesmişler (belediye çalışanları tarafından), darp edilmiş, eşyaları gasp edilmeye çalışılmış. Biz Sarıkeçililere yapılan baskıların sadece iki gününe tanık olduk.  Gözümüz arkada kaldı...”