Bilim insanları ve köylüler iki yıldır Köprüçay’daki HES kirliliği için uyarıyor, yetkililer ise seyrediyor. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu, Köprüçay’daki balık ölümlerinin, HES şirketinin kullandığı çimentonun nehir suyunun PH değerini düşürmesi sonucu balıkların solungaç sistemlerinin felç olmasından kaynaklandığını açıkladı. Isparta SDÜ Öğretim Üyesi Yardımcı Doçent Doktor Erol Kesici, 2 yıl önce HES şirketinin nehre beton döktüğünün ortaya çıkmasıyla ağır metaller içeren beton atıklarının zehirlenmelere yol açacağı konusunda uyarmıştı. Nehre HES inşaatından atık dökülen Manavgat Değirmenözü’nde ise köylülerin durumu bildirdiği ASAT yetkililerinin, köylülere verdiği resmi yanıtta, “Muhtara sorduk, sıkıntı yok” yanıtını verdiği ortaya çıktı. Günlerdir kamuoyunda endişeye yol açan balık ölümleriyle ilgili görüşüne başvurduğumuz Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilileri ise, “Köprüçay’da çevresel bir kirlilik tespit etmedik” diye konuştu.

 

Önce Bilim İnsanları Uyardı

Isparta ve Antalya sınırlarında, Yukarı Köprüçay Havzası’nda yapımı sürdürülen Kasımlar Barajı ve HES projesinin inşaatında iki yıl önce nehre beton artığı döküldüğü tespit edilince, bunun suç olduğunu dile getiren SDÜ Öğretim Üyesi Yardımcı Doçent Doktor Erol Kesici, ağır metaller içeren beton atıklarının su canlılarının yaşamında zehirlenmelere neden olabileceğini belirterek yetkilileri ve kamuoyunu uyardı.

 

Köylüler ASAT’a Dilekçe Yazıp Önlem Alınmasını İstedi

Isparta’nın Sütçüler ilçesine bağlı Darıbükü köyündeki baraj şantiyesinden Köprüçay’a dökülen beton artıklarının bir benzeri bu kez de aynı projenin devamı olan Antalya Manavgat’a bağlı Değirmenözü Mahallesi’nde ortaya çıktı. HES inşaatından nehre mermer ve kireçtaşı tozu gibi hafriyat atıklarının boşaltıldığı ve nehirdeki balık yuvalarının bundan zarar gördüğünü belirten köylüler, ASAT’a (Antalya Su ve Atıksu İdaresi) bir şikâyet dilekçesi yazarak konuyla ilgili önlem alınmasını talep etti.

 

ASAT: ‘Muhtardan Öğrendik, Sıkıntı Yok’ Yanıtını Verdi

ASAT’ın Köprüçay’a atık dökülmesiyle ilgili önlem alınmasını talep eden köylülere verdiği yanıtta, “Başvurunuzda bahsi geçen şikâyetinize istinaden muhtarla görüşülme neticesinde mahalleye DSİ 13. Bölge Müdürlüğü’nden gelinerek yerinde inceleme yapılmıştır. Yapılan incelemede bir sıkıntı olmadığı muhtar tarafından şifai olarak öğrenilmiştir. Çalışma olan derenin içme suyu kaynaklarıyla etkilemesi yoktur” ifadelerine yer verilmesi dikkati çekiyor.

 

İki Akademisyen Ölüm Nedenini HES Çimentosuna Bağladı

Yöre köylülerinin ve bilim insanlarının iki yıldır yetkili kurumları ve kamuoyunu uyarmalarına karşın yeterli denetim yapılmayan ve önlem alınmayan Köprüçay’da sonunda korkulan oldu. 4 Haziran’dan bu yana toplu balık ölümlerine sahne olan Köprüçay’ın bir bölümünde yüzmek ve balık tutmak yasaklandı. Konuyla ilgili önce Yardımcı Doçent Doktor Erol Kesici, ardından ise Doçent Doktor Mehmet Gökoğlu açıklama yaptı. Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Kesici, “Köprüçay'daki HES inşaatları yüzünden nehre betonlar, hafriyatlar döküldü, nehrin ekosistemi bozuldu. Su canlılarının üzerine adeta 'ölü toprağı' örtüldü. Artık yeter! İnsanlar, kendilerinin de doğanın bir ürünü olduğunu anlayarak haddini bilmeli'' konuşurken DHA’ya açıklama yapan Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu, Köprüçay’daki balık ölümlerinin, HES şirketinin kullandığı çimentonun nehir suyunun PH değerini düşürmesi sonucu balıkların solungaç sistemlerinin felç olmasından kaynaklandığını dile getirdi.

 

Yetkililer Suskun, Köprüçay’da Endişeli Bekleyiş Sürüyor

Balık ölümleriyle ilgili yetkililerin kamuoyunu rahatlatacak bir açıklama yapmakta gecikmesi, geçimini Köprüçay’da yapılan rafting ve günübirlik turizm hareketliliğinden sağlayan Manavgat Karabük köyünde de endişeli bir bekleyişe neden oldu. Konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan Karabük Mahallesi Muhtarı Muhittin Toşur, 60 yıllık ömründe Köprüçay’da böylesi bir balık ölümüyle karşılaşmadığına dikkat çekerek, “Balık ölümleri buraya gelen insanlarda tedirginliğe neden oluyor. İnsanlar haklı olarak önce kendi yaşamlarını düşünüyor. Bu konuda acilen kamuoyunu bilgilendirecek ve endişeleri giderecek bir açıklama yapılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

 

Rafting Firmaları Balık Bulmakta Zorlanıyor

Birkaç yıl öncesine kadar yılda 1 milyon ziyaretçiyi ağırlayan Köprülü Kanyon Milli Parkı’ndaki raftingçiler de yaşanan sorundan payına düşeni almış. Balık ölümlerinin ardından, nehirden avlanan balıkların satışının yasaklanmasıyla birlikte müşterilerine yemek olarak sunmak üzere başka yerlerden balık tedarik ettiklerini dile getiren raftingciler, “Balık tedarik etmekte zorlandık ama rafting konusunda şu anda büyük bir sorun yaşanmıyor” görüşünü dile getiriyor.

 

Çevre ve Şehircilik Müdürü: ‘Köprüçay’da Kirlilik Tespit Etmedik’

Kamuoyunun günlerdir bir açıklama beklediği kurumlardan ise şu ana kadar bir açıklama gelmemesi üzerine görüşüne başvurduğumuz Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdür Yardımcısı Mehmet Akın, balık ölümleri yaşanan Köprüçay’dan aldıkları su örneklerinde PH değeri açısından anormal bir durum görülmediğini belirterek,“Köprüçay’da çevresel bir kirlilik tespit etmedik” diye konuştu.

 

‘Körolası HES’çiler, Köyümü Mahvettiler’

İki yıl öncesine kadar yüksek debisi ve turkuaz rengiyle görenleri büyüleyen Köprüçay’ın HES projeleriyle ölüm kusar hale gelmesine içerleyen yöre köylülerinden Ömer Silcan’ın, olanlara tepkisini dile getirmek için yazdığı şiir, bölge halkının ortak belleğinden giderek silinen Köprüçay’ın çığlığını özetler nitelikte:

“Kabaklığa yol yapar/ İnciri, Narı satar, Arılığa HES yapar/ Körolası HES’çiler, köyümü mahvettiler. Darıbükü’nde kurdular barajı/ Muhtarlar yer haracı/ Köylüye kalır acı/ Körolası HES’çiler doğamızı mahvettiler. Yukarı derede çakıl taşı/ Odun ateşinde pişer köylünün ekmeği aşı/ Unutturdu, dostu, gardaşı/ Düşman etti bizi bize/ Körolası HES’çiler.”