Arkeolojik ve tarihi değeri hiçe sayılarak Hasankeyf’i sular altında bırakacak baraj için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne açılan davada önemli bir aşamaya gelindi. AİHM’e dört kişiyle birlikte dava açan Avukat Murat Cano, Magma Dergisi’ne müjdeli haberi verdi ve “Mahkeme davayı öncelikli ele almaya karar verdi” dedi.

Avukat Murat Cano şunları söyledi: “İç hukuktaki gelişmeler, Hasankeyf'i kurtarmaya yetmedi. Barajın inşası devam ediyor. Bunun üzerine davanın öncelikli dava sayılmasını, AİHM'den talep ettim. AİHM, 19 Kasım 2015 tarihli yazı ile davayı öncelikli dava olarak değerlendirmeye karar verdiğini bildirdi.”

Avukat Cano, bu kararın ne anlama geldiği sorumuza da şu yanıtı verdi: “AİHM, konunun önemi ve ivediliğini dikkate alarak davaların ele alınış sıralarını tespit eder. Hasankeyf öncelikli dava olarak tespit edilmiş oldu.”

AİHM’deki dava dosyasında Hasankeyf, “Farklı zamanlarda farklı uygarlıkların ürettikleri 550 arkeolojik yerleşmeyi, ayrı ayrı ve fakat birbiriyle ilişkili olarak bir bütün halinde barındıran Türkiye'nin ve Akdeniz Kültür Havzası'nın istisnai kültür değerlerindendir” sözleriyle tarif ediliyor.

Avukat Murat Cano, “AİHM'in vereceği karar, Hasankeyf'i kurtarabilir” diyerek umut verici konuştu. Murat Cano’ya göre AİHM'in vereceği kararın mahiyeti şunu ortaya koyacak: “Hem 19. yüzyılın ortalarından itibaren dünya uygarlığının öncüsü olmaya kalkışan Avrupa Uygarlığı'nın gelişmişlik düzeyini hem de bu uygarlığın gelecek için bir tasarımının bulunup bulunmadığını gösterecektir.”

Magma Dergisi Yayın Yönetmeni ve aynı zamanda AİHM’ne açılan davanın davacılarından Özcan Yüksek, Avukat Murat Cano’nun müjdesine çok sevindiği söyledi. Yüksek, “Hasankeyf ile insan hakları arasında bir ilişki kurarak bu davayı açmıştık. İnsan yalnızca bedensel işkenceye maruz kalmaz, kültürel işkenceyle de karşılaşabilir. İnsanın kültürel değerlerinin yok edilmesi de insan haklarına aykırı sayılmalıdır” dedi.

AİHM’ne açılan davanın davacılarından ikisi de öğretim üyesi ve mimarlık tarihçisi Profesör Zeynep Ahunbay ve kısa bir süre önce vefat eden Profesör Metin Ahunbay’dı. Metin Bey de eşi gibi İTÜ’de mimarlık tarihçisiydi.