Klaus adlı hortum 2009 yılında güneybatı Fransa’yı vurduğunda ilginç bir gerçek ortaya çıktı: Ağaçlar, çapları, yükseklikleri ya da esneklik özellikleri ne olursa olsun, rüzgâr hızı saatte 151 kilometreye ulaşmadan kırılmıyor. Bu değişik olay aslında Galileo ve Leonardo da Vinci dahil bazı eski bilimciler tarafından gözlemlenmişti ve ikisi de gerilim altındaki tahta kirişlerin direncini matematik kanunlarının açıklayabileceğini iddia etmişti. Bilimciler şimdi yeni bir deneyden edindikleri bilgilerle bu kanunu bulduklarını söyledi.

Physical Review E dergisinde yayımlanan çalışmada, araştırmacılar ağaç çubuklara ağırlıklar ve kurşunkalem parçaları asarak silindirin aniden kopması için gerekli gücü kayıt etti. Tahmin edilebileceği gibi sabit bir uzunlukta çapı artırmak çubukları daha güçlü hale getirdi; böylece kırılmadan önce daha fazla esneyebiliyorlardı. Bu durum uzun ve ince ağaçları en kırılgan ağaçlar haline getirirdi ama araştırma ekibinin belirttiğine göre ağaçların boyu uzadıkça orantılı olarak kalınlaşıyorlardı. Takım, bilinen ağaç algometrisi kanunlarını birleştirerek matematiksel olarak Klaus hortumunun neden 151 kilometreyi geçtikten sonra ağaçları yıktığını açıklayabildi.

Denklem şunu gösteriyor, ağaçların niteliklerinin değiştirilmesinin zayıf bir etkisi var: Bir ağacın boyutunu iki katına çıkarmak, gerekli rüzgâr hızını sadece yüzde 9 artırıyor, benzer şekilde kırılmaya daha dayanıklı ağaç kullanmak (çam yerine meşe gibi) kritik rüzgâr hızını yüzde 10’dan az artırdı. Bilimciler buluşlarının evrimsel zaman içinde optimizasyonu yansıtıyor olabileceğine dikkat çekiyor çünkü yeryüzündeki rüzgâr hızı nadiren saatte 180 kilometreyi geçiyor.