Tekirdağ, Karaevlialtı mevkisindeki Heraion Teikhos yerleşiminde kazı çalışmalarıyla üç tümülüs mezar gün ışığına çıkartıldı. Bilinenlerden daha farklı mimariye sahip mezarlardan biri oldukça iyi korunmuş ve mezar yapıları hakkında kapsamlı bilgi veriyor.

Trakların tipik mezar yapıları tümülüstür. Trak tümülüs mezarları genellikle bir mezar odası ve bu mezar odasının üstündeki yapay tepeden oluşur. Bazen mezar odasının yerini bir lahit, sandık mezar ya da doğrudan toprak çukura yapılan gömü alırken bazen de mezar odasının önünde mezar sahibinin atlarının gömüldüğü bir ön mekân bulunur. Karaevlialtı tümülüsüyse çok farklıdır.

Trak yerleşimi Heraion Teikhos’ta bulunan tümülüslerden iyi durumda olanı yaklaşık beş metre çapında. Mezar, gömü çukurları üstüne kapatılan pişmiş toprak levhalar, onun üstüne konan pişmiş toprak kemerler ve en üstte yer alan yapay tepeden oluşuyor. Yapısı bozulmamış olmasına rağmen bu mezara, antik dönemde soyguncuların yandan girerek iskeletleri kısmen dışarı çıkardığı, kısmen dağıttığı ve ölü hediyelerinin bir bölümünü aldıkları anlaşılıyor.

Mezarın mimarisinden anlaşıldığı üzere iki ölü, aynı anda yan yana gömülmüş. Çünkü bu mezar odası, birden fazla kez açılıp gömü yapılacak biçimde değil. Mezardaki kalıntılara göre iskeletlerden batıdakinin sağ kolu ve ayakları korunmuş. Ayaklar özgün konumunda (in-situ) olmasına rağmen mezar karıştırıldığı sırada kolun yerinden oynatıldığı fark ediliyor. Mezarda Doç. Dr. Dilek Erdal’ın kırk yaşlarında bir erkeğe ait olduğunu tespit ettiği bu iskelet kalıntılarının dışında az sayıda dağınık halde kemik parçaları da bulundu. Mezarın doğusunda çok daha az buluntuya rastlandığı için soyguncuların mezarı bu yönden tahrip ettiği anlaşılıyor.

Trak Mezarları 1

Tekirdağ’da Heraion Teikhos tümülüsünde yapılan kazılarda, Helenistik döneme tarihlenen Tyhe figürinine ait bir baş çıkartıldı. Tyhe figürini gibi mezarlara bırakılan hediyelerle Trakların ölü gömme gelenekleri hakkında bilgilere ulaşıldı.


Yan yana yaklaşık 90 santimetre genişliğindeki mezar çukurlarına yatırılan ölülerin üzeri, pişmiş toprak levhalarla örtülü. Bu levhaların üzerlerinde pişmiş topraktan altışar adet kemer bulunuyor. Çeyrek daire şeklindeki iki parçadan oluşan kemerlerin üzerine toprak atılarak tümülüs oluşturulmuş. Paralelleri henüz bilinmeyen, Trakların Odrys Sülalesi’nin şehri olan Heraion Teikhos’taki bu tümülüsler, bu krallığa özgü olmalı.

Mezarda bulunan hediyeler; yalın pişmiş toprak kaplar, Helenistik döneme tarihlenen Tyhe figürinine ait bir baş ve Büyük İskender sikkesi. Yalın kapların, dönemin pahalı metal kaplarını taklit eden siyah parlak astarlı kaplara benzer şekilde biçimlendirilmesine karşın çok aceleyle ve kabaca şekillendirildiği görülüyor. Alt kısımları düzgün olmadığından dik duramayan, kötü pişirilmiş bu kapların mezar hediyesi olarak yapıldığı anlaşılıyor. Diğer iki tümülüs mezarda da ölü hediyesi olarak aynı yalın kaplardan çok sayıda bulunması Heraion Teikhos tümülüslerinin üçünün de çağdaş olduğunu ve Helenistik dönemde yapıldıklarını gösteriyor.

Bu mezar tipinin defalarca açılıp kapatılamayacak mimariye sahip olması, antik yazarların belirttiği bir Trak geleneğini doğrular nitelikte. İlk kez MÖ 5. yüzyılda Herodot, Trak erkeklerinin çok eşli olduğunu ve erkeğin ölümü halinde, eşlerin onunla birlikte gömülmek istediklerini ve bir ihtiyar heyetinin bu şerefi sadece bir eşe, genellikle de ilk eşe verdiğini söyler. MÖ 1. yüzyılda Pompeus Mela, MÖ 3. yüzyılda Solinus ve MS 6. yüzyılda Bizanslı Stephanus da eşlerden birinin gönüllü olarak kurban edildiğini ve erkeğin bu eşle birlikte gömüldüğünü yazar.