Kırşehir’in Kaman ilçesi Kurutlu Köyü’nde deniz seviyesinden yaklaşık 850 metre yükseklikte olan Hirfanlı Barajı’nın yanında dar bir alanda, Ahi Evran Üniversitesi Antropoloji Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Ahmet Cem Erkman’ın başkanlığında antropolojik kazı çalışmaları yapılıyor. Kazılarda ortaya çıkarılan fil, zürafa, gergedan, sırtlan ve kedigiller gibi nesli tükenmiş Üst Miyosen döneme ait çok nadir omurgalı hayvanlara ait fosiller, Anadolu’nun uzak geçmişini ve o zamanki biyolojik çeşitliliğini anlamamız açısından çok değerli.

Bu tür çalışmaların paleoantropoloji alanında Türkiye için araştırma yönetim kapasitesi ve altyapı oluşturmaya yardımcı olacağını düşünen kazı başkanı Doç. Dr. Ahmet Cem Erkman, Magma dergisine kazıyla ilgili detaylar verdi: “Anadolu, Neojen dönemde Asya, Afrika, Avrupa kıtaları arasında bir köprü oluşturduğundan memelilerin göçlerinin izinin sürüldüğü bir yarımada olarak önemli. Bölge günümüz Afrika’sında Serengeti Milli Parkı’nın bulunduğu coğrafyaya benzer bir ekolojik ortamı andırıyor. Kısmen ağaçlık kısmen de düzlük bir coğrafya içinde kuraklık sözkonusu olsa da memeliler için uygun sığınak ve çevre koşulları sağladığı söylenebilir.”

Anadolu’nun geçmişini anlama açısından bu kadar önemli olan kazı alanı ne yazık ki Hirfanlı Barajı’nın su seviyesi sebebiyle tehlike altında. Erkman’a göre kazı çalışmalarının ivedilikle sürdürülmesi çok önemli çünkü kış aylarında su seviyesinin yükselmesiyle lokalitelerin üstü örtülüyor ve su, fosillerin yapısını bozup yumuşatarak küçük parçalar halinde dağılmasına neden oluyor. Yaz aylarındaysa su seviyesinin düşmesiyle açığa çıkan bu deforme olmuş fosiller güneş ve rüzgâra maruz kalarak daha ufak parçalara ayrılıp toz oluyor.